Suriye
Open Panel
assam logo 150

 ASSAM®

Adaleti Savunanlar

Stratejik Araştırmalar Merkezi

Derneği

Buradasınız:ASSAM Kurulları»Stratejik Araştırma Kurulları»İslam Ülkeleri»Orta Doğu»Suriye»Suriye'ye Yapılacak Askeri Harekatta ABD Menfeatleri (28 Ağustos 2013)
Çarşamba, 28 Ağustos 2013 20:35

Suriye'ye Yapılacak Askeri Harekatta ABD Menfeatleri (28 Ağustos 2013)

Yazan 
Öğeyi Oyla
(4 oy)

SURİYE’YE YAPILACAK ASKERÎ HAREKÂTTA

ABD MENFAATLERİ

Suriye’de Kimyasal Silahı kim kullanmış olabilir?

Suriye’de “kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını araştırmak” üzere teşkil edilen Birleşmiş Millet Heyetinin Şam’da bulunduğu sırada, 21 Ağustos 2013 tarihinde, Şam’ın Guta Banliyösünde 1400 kişinin ölümüne ve 3600 kişinin yaralanmasına sebep olan bir saldırı gerçekleşmiştir.

Suriye Muhalefetinden ve bazı diğer batı kaynaklarından, ölüm ve yaralanmalara kimyasal silahların sebep olduğu iddia edilmektedir.

Seri ölümler, yaralamalar ve maktullerin basına yansıyan ölüm şekilleri ve cansız bedenleri dikkate alındığında sinir gazı kullanıldığına kesin gözü ile bakılmaktadır. BM Gözlemcilerinin ayrıntılı incelemeleri sonucunda, kimyasal silah kullanıldığı kesinleşebilecektir.

Ancak bu silahın kimin tarafından kullanıldığının doğru tespitinin yapılacağı kuşkuludur.

BM heyetinin Şam’da bulunduğu sırada, Beşşar Esed’in kimyasal silah kullanması mantıklı görünmüyor.

Muhalefet tarafından kullanılması da, hem bu silaha sahip olmamaları, hem de zarar görenler kendi taraftarları olduğu için, söz konusu olmamalıdır.

Suriye’deki savaşanlar dışındaki bir güç tarafından kullanılmış olması ise, eğer bu kargaşadan büyük menfaatler sağlayarak çıkma imkânı verecekse, mümkün olabilir diye düşünmek gerekir kanaatindeyim.

Suriye’de Devrim başlayalı yaklaşık 2,5 yıl oldu.

Yüz binin üzerinde insan şehit oldu.

İki yüz elli bin insan yaralandı ve sakat kaldı.

Dört milyondan fazla insan evinden yurdundan oldu.

Büyük şehirler, tarihi ve dini yapılar harap oldu.

Ama bu bilanço BM ’i ve uluslararası örgütleri harekete geçiremedi.

Müdahale etme imkanı olan ülkelerin menfaat sağlamadan ve bu çıkarlar altın tepsi üzerinde kendilerine sunulmadan neden müdahale etsinler ki..!?

Benzeri uluslararası meselelerde oyun kuran devletler bellidir.

BM Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin benzeri durumlarda çözüm için, azami fayda ile çıkmayı sağladıktan sonra devreye girerler. Birleşmiş Milletler Teşkilâtını da aynı ülkeler Dünyayı kendi menfaatlerine uygun olarak yönetmek için kurmadılar mı?

Bu ülkeler Suriye Meselesinin çözümü için kendi aralarında, bu geçen zaman içinde, ancak anlaşabilmişlerdir.

Şimdi de hazırladıkları senaryoyu uygulama safhasına geçirdikleri anlaşılmaktadır.

ABD, İngiltere ve Fransa; yanlarına Almanya, Kanada, İtalya, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün’ü de alarak “Suriye’nin Dostları” Koalisyonunu kurmuşlar ve bu oluşumla birlikte Suriye’deki kargaşaya müdahale için ilk adımı atmışlardır.

İkinci adım olarak da Suriye’de kendilerine siyasî muhatap olarak kabul edecekleri; “Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu” (SDMGUK)’un Kasım 2012’de, askerî muhatap olarak da  “Suriye Yüksek Askeri Konseyi” (SYAK)’ın Aralık 2012’de oluşmasını sağladılar.

Devrimin başından beri Suriye’de faaliyet gösteren ancak egemen güçlerin İsteklerini kabul ettiremeyecekleri siyasi ve askeri oluşumlar ve gruplar ya yeni oluşumların dışında bırakıldı, ya da etkisiz hale getirildi.

Bundan sonra “Suriye’nin Dostları” muhatap kabul ettikleri SDMGUK ve SYAK temsilcileri ile ilki Şubat 2013’de olmak üzere her ay toplantılar yaparak Suriye meselesini kontrolleri altında tutmaya çalışmışlardır. Toplantıların ilki Cenevre’de, ikincisi İstanbul’da, sonrakiler de Amman’da yapılmıştır. Kimyasal Silah olayından sonra da “Suriye’nin Dostları” Koalisyonunun Genelkurmay Başkanları Amman’da toplanmışlardır. Son toplantıların Amman’da yapılması, askerî müdahalede üs olarak Ürdün’ün kullanılacağı izlenimini vermektedir.

SDMGUK ve SYAK Suriye içinde gücü elinde bulunduran silahlı ve silahsız muhalif grupları kendilerine bağlayıp kontrol edemediği için bu güne kadar Suriye’nin Dostları Koalisyonundan somut askeri ve nakdî yardım alamadılar. Muhalif oluşumları kendilerine bağlayıp birliği sağlayabilselerdi, oyun kurucuların taleplerini de kabul ederek ihtiyaç duydukları desteğe kavuşup, Suriye’deki yeni siyasi, askeri ve idarî yapıyı şekillendirebileceklerdi.

Bu mümkün olamadığı için oyun kurucuların aktif müdahalesi zaruret haline gelmiştir.

BM Güvenlik Konseyinin iki daimi üyesi Rusya ve Çin başından itibaren Beşşar Esed rejiminin yanında yer almış, silah ambargosu uygulanmasını kabul etmemiş ve Rusya ayrıca da Suriye rejimine askeri destek sağlamıştır.

Rusya’nın hazırlanan senaryoya uyması için makul bir sebep gerekmekte idi. Kimyasal silah kullanılması, kenara çekilmek için beklediği sebep olmuştur. Müdahaleyi tasvip etmemekle beraber, Suriye için her hangi bir ülke ile savaşa girmeyeceğini açıklamıştır. Böylece, İran ve Suriye Rejimine ve taraftarlarına açıklayabileceği makul bir gerekçeye sahip olmuştur.

ABD Başkanı Obama Mart 2013 ayı içinde Tel-Aviv’i ziyaret etti. Daha, ziyareti son bulmadan, İsrail Başbakanı Netanyahu, haksız Mavi Marmara baskınından dolayı TC Başbakan’ı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak özür diledi. Bu jestten, Ortadoğu’da planladıkları gelişmelerde Türkiye’yi yanlarına almak ihtiyacında oldukları mesajını çıkarmak mümkündü. Nitekim Temmuz başında Mısır’da, ABD’nin açık desteğini inkâr etmediği askerî darbe olmuş, darbenin arkasından Filistin-İsrail barış görüşmeleri yeniden başlatılmış, Ağustos sonunda da, ABD’nin askerî müdahalesine gerekçe gösterilebilecek şekilde Şam’da Kimyasal silah kullanılmıştır.

Bu gelişmelerin bu iki devlet tarafından o zaman bilinmekte olduğunu tahmin etmek kâhinlik olmasa gerektir. (26 Mart 2013 tarihli yazımızda bu tahminin ipuçlarını vermiş idik.[1] )

ABD Suriye müdahalesinden nasıl bir fayda bekleyebilir?

Birincisi, 1967 tarihinden itibaren bir kısmı İsrail işgalinde bulunan ve 1974 tarihinden beri de Birleşmiş Milletler Ateşkesi Gözlemci Gücü (UNDOF) denetiminde bulunan, 2200 m yüksekliğe sahip Şam, Beyrut, Tel-Aviv ve Amman’ı kontrol imkânı veren ve stratejik değere sahip Golan Tepelerinin İsrail’in sınırları içine alınmasını;

İkincisi de, ayrıştırılmış Suriye topraklarında kendine müzahir yönetimlerin oluşturulmasını;

Üçüncüsü de, Irak’ta kaybettiği saygınlığını kurtararak Orta doğuda etkinliğini arttırmayı sağlamak olabilir.

Bu hedeflerine de;

Türkiye ve bir kısım Arap Ülkelerini planının parçası yaparak ve ilk askerî müdahalesini ve müteakip safhalarını insanî değerlerin arkasına sığınarak ulaşmayı planlamış olabilir.

Askerî Harekât nasıl gelişebilir?

Basına yansıyan haberlerden, askeri müdahalenin 29 Ağustos Perşembe günü başlatılacağı anlaşılmaktadır. (Tabii, bu tarihte müdahalenin başlayabilmesi için BM Gözlemcilerinin kimyasal silahın Beşer Esed’e bağlı birimler tarafından kullanıldığının tespit eden raporunun 28 Ağustos akşamına kadar açıklanması gerekmektedir.)

İki-üç gün sürmesi beklenen müdahalenin orta ve uzun menzilli füzeler ve hava kuvvetleri ile yapılması kuvvetle muhtemeldir. Hedefleri de, Füze ve roket mevzileri, askerî hava alanları ve uçakları, askerî haberleşme ve gözetleme sistemleri, askeri komuta merkezleri ve zırhlı birlikleri olabilir.

Gelişmelere paralel olarak ileri tarihlerde, uygun fırsatlar oluşturularak, ABD, İngiltere ve Fransa’nın omurgasını oluşturduğu Hava İndirme ve Amfibi Tümenleri (3-5 Tümen) Ürdün sınırından Suriye’ye sokulabilir veya Ürdün sınırına yakın bölgelere havadan indirilebilir.

Bu kuvvetlerle, Şam’ın güneyinde Golan Tepeleri-Kunaytra-Daraa-Suveyde Bölgesi üs olarak tesis edilerek Lübnan’dan gelebilecek Hizbullah tacizlerine karşı savunma tedbirleri alınırken, aslî unsurlarla Şam-Humus-Hama-İdlip istikametinde bir harekât geliştirilebilir ve böylece Nusayri nüfusun yoğun olduğu Lâskîye-Tartus Bölgesi ile Sünnî Müslüman Nüfusun yoğunlukta olduğu Şam-Humus-Hama-İdlip-Halep Bölgesi arasına girilebilir.

Bununla koordineli olarak Türkiye’den de Hatay ve Gaziantep Üzerinden İdlip ve Halep istikametinde bir askeri hareket talep edilebilir.

Bu arada, Esed’e bağlı kuvvetlerle Muhalifler arasında yerleşim birimlerinde kesin hesaplaşmaların olacağını da gözden uzak tutmamak gerekir.

Kara harekâtını takiben de, Beşer Esed ile SDMGUK arasında ateş kes sağlanabilir ve Nusayri nüfusun yoğunlukta olduğu bölge ile Sünnî Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu bölge arasına Birleşmiş Milletler Barış Gücünü yerleştirmek suretiyle, istedikleri nihaî çözüme gidecek yolu açmış olabilirler.

Kara harekâtına paralel olarak da, Kara üssü olarak işgal ettikleri Golan Tepeleri bölgesindeki Birleşmiş Milletler Gözlemci Gücünün yeni tesis edilecek ateş kes hattına kaydırılması suretiyle, bu hâkim arazi kesiminin İsrail’e verilmesinin şartları sağlanmış olabilir.

ABD’nin öncülüğünde başlatılacak hava ve kara harekâtı tahmin ettiğimiz şekilde cereyan eder ise, 2013 yılı içinde, Suriye’deki taraflar kendilerine tanınan bölgelere çekilmiş; Türkiye-Lübnan ve Ürdün’deki Suriyeli göçmenler kendi yurtlarına dönmüş; Beşer Esed’in sınırsız güç kullanarak Suriye halkına verdirdiği büyük kayıplar ve yıkım son bulmuş olur.

Bu huzur verici gelişmelere karşılık, Golan Tepelerine İsrail oturmuş; Suriye birbirine tam düşman iki, belki üç ana unsur ve bölgeye bölünmüş; ABD’nin Suriye, Ürdün, Mısır, Filistin ve genelinde Orta Doğudaki gücü ve etkinliği artmış bir pozisyona ulaşması sağlanmış; Filistin ve Gazze tam kuşatılmış; İsrail’in güvenliği önemli bir şekilde arttırılmış; İslâm İttifakı düşüncesine büyük bir darbe vurulmuş; ABD’nin hayali olan Büyük Orta Doğu projesinin hayata geçmesine de katkı sağlanmış olabilir.

Bütün bu ABD çıkarlarını sağlayacak girişime, Şam’da kimyasal silahın kullanılması sayesinde başlanabilecektir. Bu bakımdan bu silahı kimin kullandığı ile ilgili soru zihinlerde daima kalacaktır.

İslâm Dünyası nasıl davranmalıydı?

Suriye’deki ihtilafa siyasî ve askerî çözümü, Türkiye’nin de içinde olacağı İslâm Ülkelerinin sağlayamamış olması hayıflanılacak büyük bir olumsuzluktur.

Türkiye burnunun dibindeki bu sorunu Müslüman Ülkelerle birlikte çözme gücünü kendinde bulamamıştır. Ama koalisyonun içinde bulunarak, askerî güç kullanılması sonucunda olumlu gelişmelerin arttırılması ve olumsuz girişimlerin olabildiğince engellenmesinde rol oynama imkânı elde etmiştir.

Suriyeli kardeşlerimizin bu büyük musibetten daha fazla ıstırap çekmeden kurtulmaları ve üzerlerinde oynanan büyük oyunun farkında olarak siyasi ve askeri birliğin sağlanması yönünde gayret göstermelerini ve geleceğin kendileri için hayırlı olmasını dilerim. 28 Ağustos 2013

Adnan Tanrıverdi

Emekli General

ASSAM Ynt. Krl. Bşk.

Okunma 5521 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 07 Ekim 2013 20:17
Adnan TANRIVERDİ

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi Kimdir?

 

08 Kasım 1944 tarihinde Konya'nın Akşehir ilçesinde doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Adnan TanrıverdiAkşehir'de bitirdi. Orta tahsilinden sonra 1962-1963 öğrenim yılında bir yıl ilkokulda vekil öğretmen olarak görev yaptı. 1963-1964 öğrenim yılında bir yıl İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Bölümünde öğrenim gördü.

1964 yılında Kara Harp Okuluna girdi. 30 Ağustos 1966 yılında; Topçu Subayı olarak pekiyi derece ile Kara Harp okulunu bitirdi. 1967 yılında Topçu ve Füze Okulu Subay Temel Kursunu ikincilikle bitirdi. Mart 1967 tarihinde Teğmenliğe nasbedildi. Aynı yıl Füsun Hanım ile evlendi.

Sırasıyla; 23ncüPiyade Tugayı 8inci Topçu Taburunda(İstanbul), 10uncu Piyade Tümeni Topçu Alayında (Tatvan), 58inci Topçu Er Eğitim Tugayı Karargah Bölüğü ve 1inci Topçu Taburunda Batarya Komutanlıkları (Burdur) görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 1970'de Üsteğmen, 30 Ağustos 1973'de Yüzbaşı rütbesine yükseltildi. Topçu Ve Füze Okulu Kurslar Alayı Yedek Subay taburunda Yedek subay Bölük Komutanlığı yaptı.

1976-1978 yıllarında Kara Harp Akademisinde öğrenim görerek 1978 yılında Kurmay Subay statüsünü kazandı. 1980 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirdi. Kurmay Sb. olarak; 2nci Piyade Tümen  Komutanlığında  (Adapazarı) İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Kurmay Başkan Vekilliği; Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği; Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı Lojistik ve Harekat Şube Müdürlükleri, Kurmay Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1980 tarihinde mümtazen terfi ettirilerek Binbaşılığa, 30 Ağustos 1984 tarihinde Yarbaylığa, 30 Ağustos 1987 tarihinde Albaylığa yükseltildi.

Akademi öncesi Özel Tekamül Kursları, Fransızca Temel Kursu ve Gayri nizami Harp Kursu gördü.

1986-1988 yıllarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sivil savunma Teşkilat Başkanlığı, 1988-1990 yıllarında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1inci ve 2nci Dairelerinde Subay Üyelik ve 1inci Daire Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

1990 yılında 8inci Kolordu Topçu Alay Komutanlığı (Malazgirt) görevine atandı. Bu görevde iken 30 Ağustos 1992 tarihinde Tuğgeneralliğe yükseltildi.

1992-1995 yılları arasında üç yıl 2inci Zırhlı Tugay Komutanlığı (Kartal), 1995-1996 yıllarında da Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 1996 yılında kadrosuzluktan emekliye sevk edildi.

Emekliye ayrıldıktan sonra, 1997:1998 yılları arasında bir yıl süre ile fahri olarak , Üsküdar FM Radyosunun Genel Koordinatörlük görevini yürüttü. 30 Mayıs 2004 tarihinde İhlâs Marmara Evleri Camii Yaptırma ve Yardım Derneği Yönetim Kurulunda yer aldı. 28 Kasım 2004:22 Kasım 2009 tarihleri arasında Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) nin Genel Başkanlığı görevini üstlenmiştir.

ASDER Onursal Başkanı olarak, Müslüman Ülke Silahlı kuvvetlerinin Organizasyon ve stratejik kullanımına Danışmanlık, son kullanıcı seviyesinden eğitici seviyesine kadar, özel konularda eğitim ve harp, silah ve araçlarının temini, bakım ve onarımı hizmetlerinde görev yapmak üzere SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketini 28 Şubat 2012 tarihinde; İslam Ülkelerinin bir irade etrafında birleşmesinin teknik esaslarını inceleme ve İslam birliği temelinin atılması için uygun koşulları oluşturma hizmetleri için "Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneğini" (ASSAM) 24 Mayıs 2013 Tarihinde; SADAT A. Ş. Bünyesinde hizmet verecek emekli askeri personelin kondisyonlarını muhafaza etme ve geliştirme hizmetlerinin yürütülmesi için "Yunus Uluslararası Doğa Sporları Derneği ve Deniz Sporları Kulübünü" (YUSDER) 19 Ocak 2013 tarihinde Kurmuştur.

Halen; ASDER Onursal başkanlığı ile ASSAM, SADAT A.Ş. ve YUSDER Yönetim Kurulu Başkanlıklarını aktif olarak yürütmektedir.

Evli ve iki çocuk babası olup Fransızca bilir.

 

من هو الجنرال المتقاعد عدنان تاريفيردي

 

هو من مواليد 08/11/1944 من محافظة قونية منطقة أكشيهير , أتم دراسته الابتدائية و الاعدادية و الثانوية في أكشيهير . بعد التعليم الثانوي عام 1962 – 1963 قام بوظيفة مدرس وكيل للمرحلة الابتدائية في سنة تدريسية . وفي عام 1963-1964 في هذه السنة دخل جامعة استنبول كلية العلوم قسم الحيوان .

في عام 1964 دخل الى المدرسة الحربية . بتاريخ 30 أغسطس عام 1966 , انهى المدرسة الحربية كضابط مدفعية و بقدير امتياز . في عام 1967 , انهى كضابط عام في مدرسة المدفعية و الصواريخ واحتل المركز الثاني . وبتاريخ 1967 آذار تخرج برتبة ملازم . و بنفس العام تزوج من السيدة نوفوس .

على التوالي : قام بالخدمة في  اللواء 23 مشاة في الكتيبة 8 مدفعية ( استنبول ) , في اللواء 10 شعبة فوج المدفعية (تطوان) , الكتيبة 58 لواء التدريب الخاص مقر الكتيبة و الكتيبة الاولى وقيادة البطاريات (بوردور) , بتاريخ 30 أغسطس عام 1970 رفع الى رتبة ملازم أول , وبتاريخ 30 أغسطس عام 1973 رفع الى رتبة نقيب . وخدم كقائد قسم الضباط الاحتياط في دورات مدرسة المدفعية و الصواريخ .

بين أعوام 1976 – 1978 قام بالتدريس في اكاديمية الحرب البرية وفي عام 1978 اكتسب مكانة ضابط اركان . في عام 1980 انهى اكاديمية القوات المسلحة بكونه ضابط أركان .

تواجد أيضا في الخدمة في الاماكن التالية : قيادة اللواء الثاني (أدابازاري) مديرية فرع الاستخبارات و قسم نائب رئيس الأركان , عضوية مدرس في اكاديمية الحرب البرية مديرية فرع الحركات و الخدمات اللوجستية,وفي دائرة الحرب الخاصة في رئاسة الاركان , وقسم  نائب رئيس الأركان .

وبتاريخ 30 أغسطس 1980 رفع الى رتبة رائد بتقدير ممتاز , وبتاريخ 30 أغسطس 1984 رفع الى رتبة مقدم , وبتاريخ 30 أغسطس 1987 رفع الى رتبة عقيد .

قبل الأكاديمية دورات تطوير خاصة , دورة أساسية باللغة الفرنسية , و أخذ ايضا دورة في الحروب الغير نظامية .

بين أعوام 1986 – 1988 قائد تشكيلات الدفاع المدني في جمهورية شمال قبرص التركية .

بين أعوام 1988 – 1990  كان بالخدمة في المحكمة العسكرية الادارة العليا في الدوائر الأولى و الثانية كعضو ضابط , وشغل نائب رئيس الدائرة الثانية .

وفي عام 1990 تم تعيينه في قيادة لواء المدفعية في الفيلق 8(ملازجيت). ورفع الى رتبة عميد عام 1992 وهو في هذا الموقع .

تواجد بالخدمة بين أعوام 1992 – 1995 ثلاث سنوات في اللواء الثاني مدرع (كارتال), في عامي 1995 – 1996 كان في قيادة دائرة الصحة للقوات البرية  , ثم بتاريخ 30 أغسطس من عام 1996 تمت احالته من العمل الى التقاعد .

بعد أن تقاعد , بين أعوام 1997:1998 ولمدة عام واحد كان بمثابة رئيس فخري و عمل كمنسق عام لراديو اسكودار . بتاريخ 30 آذار (مارس) 2004 كان له موقع في ادارة انشاء جمعية للمساعدة و بناء جامع في منطفة منازل اخلاص مرمرة.

وبين تواريخ 28 تشرين الثاني(نوفمبر)عام 2004 ,22 تشرين الثاني (نوفمبر) 2009 شغل منصب رئيس الجمعية العامة لجمعية المدافعين عن العدالة (ASDER).

وكونه رئيس فخري لـ (ASDER) : بتاريخ 28 شباط 2012 تم انشاء شركة SADAT  الاستشارية الدولية للدفاع و التجارة والتجارة و الصناعة المساهمة , وذلك لخدمات الصيانة و الاصلاح وتأمين المعدات للأسلحة و الحرب و التدريب بشكل خاص , و التدريب من مستوى المجند الى مستويات المدرب , و تنظيم القوات المسلحة للدول المسلمة و استشارات في الاستخدام الاستراتيجي. القيام بالخدمات اللازمة وخلق ظروف مواتية لارساء أسس الاتحاد بين الدول الاسلامية بارادة موحدة والقيام بالخطوات المطلوبة ودراسة المبادئ التقنية " جمعية مركز المدافعين عن العدالة للأبحاث الاستراتيجية ". بتاريخ 24 آذار (مارس) 2013 قامت SADAT A بالتشكيل في بنيتها "جمعية يونس الدولية للألعاب المائية و فرق الرياضات البحرية " في 19 يناير 2013  وذلك لاعطاء الخدمات وضمت في بنيتها العسكريين المتقاعدين للمحافظة على الحالة الممتازة و تسيير تطوير الخدمات .

والآن : يقوم بتسيير وبحالة فعالة رئاسة مجلس ادارة YUSDER و SADAT A.Ş  و ASSAM

 و الرئاسة الفخرية لـ ASDER

متزوج وأب لولدين , ويجيد الفرنسية    

Web site: www.adnantanriverdi.com
Yorum eklemek için giriş yapın

Faydalı Bağlantılar

contact-us

Adres: Yakuplu Mahallesi Hürriyet Bulvarı No:17 Kat:1 Daire:5 Beylikdüzü / İstanbul / 34524 / Türkiye
Tel : +90 555 000 58 00 eposta: info @ assam . org . tr