Avrupa
Open Panel
assam logo 150

 ASSAM®

Adaleti Savunanlar

Stratejik Araştırmalar Merkezi

Derneği

Buradasınız:ASSAM Kurulları»Stratejik Araştırma Kurulları»Süper Güçler»Avrupa»İçselleştiremiyorum Çünkü Je Suis Muslim (18 Ocak 2015)
Pazar, 18 Ocak 2015 00:00

İçselleştiremiyorum Çünkü Je Suis Muslim (18 Ocak 2015)

Yazan 
Öğeyi Oyla
(5 oy)

 

 İÇSELLEŞTİREMİYORUM

 ÇÜNKÜ

 JE SUIS MUSLIM,

 Küresel Emperyalizm algılar üzerinden olgular inşa etmektedir.

 Kavramları biraz açacak olursak ALGI; düşünmeden karar veren insanların seçimlerini etkilemek adına yapılan çalışmalar bütünü. OLGU ise; bir takım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa yani gerçek yönleri ile olayın ta kendisidir.

 Egemenlik iddiasında ki ülkeler tarihi vetirede olduğu gibi, algılar üzerinden olgular inşa edegelmişlerdir. Son olarak, Fransa’da yaşanan Charlie Hebdo baskını da bir dizayn operasyonu olarak okunmalıdır. Bu olayla verilmek istenen mesajın ilki Fransa yönetimine, ikincisi İslama yönelme potansiyeline sahip batı toplumuna, sonuncusu ise bütün dünya Müslümanlarınadır.

 Bilindiği gibi, Avrupa'da Filistin'in devlet olarak tanınması hız kazandı. Önce İsveç, arkasından İngiltere, İspanya, İrlanda ve son olarak da Fransa parlamentoları Filistin'in devlet olarak tanınması isteğiyle hükümetlerine çağrıda bulunmuştu.

 

 

 Fransa Meclisi, geçen ay Filistin'i Devlet olarak tanıdığını ilan etti. Tabi ki İsrail’in tepkisi gecikmedi. Netenyahu, Fransa'nın sorumsuz davrandığını, bölgede kalıcı barış sağlanmadan Filistin'in tanınmasının barışa zarar vereceğini ifade etmişti.

 Diğer bir konu ise ; Fransa’nın Rusya ve Ortadoğu politikalarıdır. Muhalefet partisi lideri Le Pen, Fransa hükümetinin, Rusya konusunda iki ileri bir geri yaptığını iddia etse de, AB’ye rağmen, ılımlı politikalar izlenmektedir.

 Fransa ikinci dünya savaşından bu yana dış siyasette ABD’nin güdümündedir. Son zamanlarda izlediği Ortadoğu ve Rusya siyaseti ile Avrupa Birliği ile aynı çizgide değildir. Ayrıca İsrail ve Batı son olaydan İslam’ı ve Müslümanları sorumlu tutarken, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ısrarla bu olayın Müslümanlarla bir ilgisi olmadığını ifade etmiştir. Dünya ölçeğinde 175 gazetesi bulunan Yahudi aşığı Rupert Murdoch’ta ”Bu saldırıdan Müslümanların tamamı sorumludur” demişti. Derin ABD , Avrupa ve onların Siyonist finansörleri olayı Müslümanlara yıkmak ve Fransa'yı hizaya çekmek istemektedirler.

 Önemli bir diğer husus, Avrupa’nın Demografik ve Dini İnanç profilinde hızlı bir dönüşüm yaşandığıdır. Şöyle ki; Pew Araştırma Merkezi Din ve Kamu Hayatı Forumu tarafından hazırlanan “Küresel Müslüman Nüfusun Geleceği:2030 Öngörüsü “raporunda , dünyadaki Müslüman nüfusun gelecek 20 yılda yüzde % 35 civarında artacağıdır. Avrupa da bundan payını alacak ve bu gün 45 milyon olan Müslüman nüfusun 2030’da 58 milyona ulaşacağı ifade edilmektedir.

Son yüz yılda Avrupa nüfusunda Hrıstiyanların oranı yüzde 95’ten, yüzde 76’ya gerilemiştir. Bu oranında %70-80’i ateisttir. Onca çabalara rağmen kayıtlarda Hristiyan fakat gerçekte ateist olan batı toplumu eriyor. Ateizm’den kaçan insanlar din olarak İslam’a yönelmektedirler. Bu durum batının karar mekanizmalarını ciddi tedbirler almaya sevk etmektedir.

 Charlie Hebdo dergisine gelecek olursak, mukaddes değerleri hicv etmekle meşhur, haftalık satışı 20 -30 bin civarında, mali sıkıntılar içerisinde olan bir dergidir. Hicv etme konusunda da din ayırımı yapmamaktadır. Laiklik ve ifade özgürlüğünü fütursuzca kullanarak Musevi, Hristiyan ve Müslümanların mukaddesatlarına saldırmayı bir yayın ilkesi haline getirmiştir. Hatta Papa, malum dergide çıkan bazı karikatürlere çok kızmış olmalı ki “Kimse anama küfretme hakkına sahip değildir. Anama küfreden yumruğu beklesin” şeklinde bir beyanatı olmuştu.

 Hristiyan batıda bu tür şeyler normal, çünkü toplumun % 70 ila 80’i ateisttir. Hristiyan değerler kimsenin umurunda bile değil. Provoke edilecek bir durum yok. Mukaddes değerlerle alay edilmesi toplumu germiyor.

 Yahudi toplumu açısından da durum buna yakındır. Avrupa’da yaşayan Yahudilerin çoğu laiktir. Bu tarz yayınlara hedef olmak çok da umurlarında değildir.

 Fakat Müslümanların bu konuda duyarsız kalması imkansızdır. Avrupa’da daha önce de bu tarz yayınlar olmuş ciddi tepkiler çekmişti.

 Gelelim Charlie Hebdo baskınını Müslümanlar için nasıl okumalıyız sorusuna; Emperyalizm , oluşturduğu algılar ile İslam Dünyasına yönelik müdahaleleri meşrulaştırmaktadır. ABD, El Kaideyi icat etmeseydi Afganistan'ı , Saddam'ın sözde (!) Kimyasal ve Nükleer silahları olmasaydı, IRAK'ın işgalini nasıl izah edecekti. Şimdi de , Fransa'da Charlie Hebdo Dergisi baskını ile öldürülen 12 kişi bahane edilerek, Müslümanlar aleyhine nasıl bir hamle yapılacağı merak konusudur.

 Son on yılda, 12 milyonun müslüman katledildiği halde dünya liderleri bırakın yürüyüşü, kınamadılar bile. Şimdi Fransa'da 12 kişi öldürüldü diye İslam ülkelerinin Devlet Başkanlarının yürüyüş için sıraya girmelerini içselleştiremiyorum. Türkiye, Başbakan seviyesinde temsil edilmeli miydi? bence hayır! Bu manada Rusya devlet başkanı Putin'i tebrik ediyorum. Bu yürüyüşe Dışişleri Bakanını gönderdi. Batının son zamanlarda Rusya'yı terbiye etme politikalarına güzel bir diplomatik cevap vermiş oldu. Aynı şekilde İslam Ülkeleri de en düşük seviyede temsil edilmeliydiler. Zira batıya yaranmaya ve samimiyet gösterisinde bulunmaya gerek yoktu.

 Batı medyası, İslamofobinin güçlenmesi ve Avrupa'da terör eylemlerinin artmasını sağlamak amacıyla kışkırtıcılık yapmaktadır. Bu çerçevede BBC, Hz. Muhammed (sav)'i karikatürize edilmiş şekliyle yayınlamayacağını ilke edindiği halde, malum derginin kapağını haber konusu yaparak yayın ilkelerini çiğnemiştir. BBC bununla neyi amaçlamaktadır. BBC Batı medyasının amiral gemisidir. Siyasetine ve sosyal olaylarına yön verir. BBC'nin malum derginin malum karikatürünü yayınlaması provakasyon kokmaktadır. Bu durum hem hristiyanlara ve hem de müslümanlara zarar verecek tehlikeli bir yöneliştir.

 Avrupa’da ki Müslümanları baskı altına almak ve yükselen İslam’ın güya önünü kesmek isteyenler var. Ama bu mümkün değildir. Zira bu tuzak işlemeyecektir. Tuzak kuranların en hayırlısı vaad ediyor ”Ve mekeru ve mekerallahu vallahü hayrul makirin”. “Onlar (inanmayanlar) bir düzen(hile-tuzak) kurdular. Allah’da buna karşılık bir düzen (tuzak) kurdu. Allah tuzak kurucuların en hayırlısıdır. ”(Al-i İmran suresi , Ayet 54)

Vesselam . . .

Nejat ÖZDEN

İstanbul

18. 01. 2015

 

Okunma 2833 defa Son Düzenlenme Pazar, 18 Ocak 2015 23:12

2 yorum

  • Yorum Linki Nejat ÖZDEN Pazar, 01 Şubat 2015 16:19 yazan Nejat ÖZDEN

    Teşekkür ederim efendim.
    Değerlendirmeleriniz bana güç vermekte.
    Ümmetin maruz kaldığı çok yönlü kuşatmada ,surda mukaddes gediklerin açılması için bir nebze gayret etmekteyim.
    Allah gayretlerimizi ziyade,sonuçlarını ise hayr eyler İnşaAllah.

    Raporla
  • Yorum Linki Adnan TANRIVERDİ Pazartesi, 19 Ocak 2015 11:15 yazan Adnan TANRIVERDİ

    Nejat Bey yazının başlığını güzel seçmiş ve eylemin hedefini net olarak ifade etmiş. Yazıda somut veriler ve net berrak değerlendirmeler yer almış. Kutluyorum. İslâm Dünyasının, bu oyunları lehine çevirebilmesi için, farklılıklarını içlerine gömüp müşterekleri etrafında birleşmesi gerekir. Eğer bu basiret gösterilebilirse, en güzel ve doğru cevap verilmiş olacaktır.

    Raporla
Yorum eklemek için giriş yapın
Adres: Yakuplu Mahallesi Hürriyet Bulvarı No:17 Kat:1 Daire:5 Beylikdüzü / İstanbul / 34524 / Türkiye
Tel : +90 555 000 58 00 eposta: info @ assam . org . tr