Haberler
ASSAM Logo

 ASSAM®

Adaleti Savunanlar

Stratejik Araştırmalar Merkezi

Derneği

Buradasınız:ASSAM Kurulları»Yayın Kurulu»Haberler»Simit bile satamayacaksınız!
Perşembe, 25 Şubat 2016 00:00

Simit bile satamayacaksınız!

Yazan 
Öğeyi Oyla
(4 oy)
Adnan Tanrıverdi Adnan Tanrıverdi AA Röportajı

SEMRA ORKAN - Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Tanrıverdi, 28 Şubat sürecinde kışlalarda namaz kılmanın yasaklandığını ve oruç tutulmasına engel olmak için iftar ile sahur yemeği verilmediğini belirterek, "Bu baskılar bin 600 subay ve astsubayın ordudan çıkarılmasıyla sonuçlandı" dedi.

AA muhabirine 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını aktaran emekli tuğgeneral Tanrıverdi, 28 Şubat 1997'de yaşanan olayın hükümete verilmiş bir muhtıra olduğunu ifade ederek, bunun, inançlı insanların devlet bünyesindeki varlığını ekarte etmek için yapıldığını söyledi. 

Bu sürecin temellerinin 1960 darbesine dayandığını dile getiren Tanrıverdi, bu darbenin Türkiye'deki diğer darbelere zemin oluşturduğunu dile getirdi. 

Adnan Tanrıverdi, bu darbeyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) darbe taraftarı olmayan geniş bir kadronun tasfiye edildiğini vurgulayarak, 235 generalle 4 bin 177 üst rütbeli subayın bu süreçten etkilendiğini kaydetti. 

Tanrıverdi, geriye ise darbeci kadrolar kaldığını belirterek, "Bunlar da siyasi iradeye mutlaka TSK'nın yön vermesi gerektiğine inanan bir zihniyete sahipti. 12 Eylül darbesinden sonra bu kadro TSK içinde daha da yerleşmeye ve güçlenmeye başladı. İrticaya karşı TSK içinde cunta oluşturuldu. O yıllarda bir devre arkadaşım, 'darbeci bir cunta kuruluyor sizi de içinde istiyorlar' dedi. Bu sırada PKK sorunu yeni başlamıştı. Bu teklif bana çok garip gelmişti. Zira 'biz teröristle mücadeleyle uğraşırken bunlar neyle uğraşıyor' dedim ve bu teklifi reddettim. O zamanki bu kadrolaşma 28 Şubat'ı yarattı. TSK'da kadrolar ayrılmadan önce kendileri gibi cuntacı bir grup oluşturur ondan sonra ayrılırdı. Dolayısıyla kendi geleceklerini garanti altına almak için bu darbeci cunta sürekli TSK içinde süregeldi" diye konuştu. 

- "Eşinin başı örtülü subayı harp akademisine almam"

Her darbeden sonra TSK'nın, içinde darbeye karşı olanları ekarte ettiğine vurgu yapan Tanrıverdi, ordu içinde inançlı insanlara baskının özellikle 1994'te sertleşmeye başladığını belirtti. 

O yıllarda tırmanan terör eylemleri nedeniyle İstanbul'a neredeyse her gün bir şehit cenazesi geldiğini hatırlatan Tanrıverdi, şunları kaydetti: 

"Ben de her şehit cenazesine gidiyordum. Gitmişken cenaze namazından önce vakit namazımı da kılıyordum. Fakat bütün rütbeli arkadaşlarımız ne camiye giriyor ne de cenaze namazı kılıyordu. Yine bir şehit cenazesinden çıkmışken devre arkadaşım olan bir albay yanıma yaklaştı ve 'ağabey, namazlara durmasan' dedi. Kendisine neden böyle bir şey söylediğini sorduğumda, 'ağabey komutanlar bunu sana duyurmamı istediler' şeklinde cevap verdi. Arkasından o zamanki ordu kurmay başkanı ziyaretime geldi. 'Arkadaşım bana 'ordu komutanı Adnan Paşaya söyle, camide namaza duruyor, ortalık kritik herhangi bir şekilde basına yansır, sansasyon olur, o yüzden namaz kılmasın diyor' şeklinde uyarıda bulundu. Ben de kendisine 'inançlı bir insanım, eğer TSK'nın böyle bir insana ihtiyacı varsa buradayım, değilse nasıl isterlerse öyle yapsınlar. Benim hayat tarzımı değiştirmeye kalkmasınlar' şeklinde cevap verdim." 

Adnan Tanrıverdi, daha sonra Aralık 1994 şurasında alınmış kararla ilgili bir yazının kendisine tebliğ edildiğini ifade ederek, "Bu tebliğde benim tugayımdan 4 subayla 14 astsubayın irticai faaliyetlerinde bulunduğuna dair bir bilgi vardı. Namaz kıldıkları ve eşleri başörtülü olduğu için ikaz edilmeleri ve bu uyarıya uymayanların da TSK'dan çıkarılmaları isteniyordu. Hatta bunlarla ilgili işlem yapmayan komutanlar hakkında da tahkikat isteniyordu. O çocukları tanıyordum ama namaz kıldıklarını ve eşlerinin başörtülü olduğunu bilmiyordum. Bu subaylar hakkında araştırma yaptıktan sonra biri hariç hepsini vatansever ve başarılı askerler olduklarını ve haklarındaki tahkikatın kaldırılmasını bildirdim. Bunlardan bir tanesi harp akademisine girmek için müracaat etti ve eşi da türbanlıydı. O dönemde türban siyasi bir obje olarak görülüyordu. Bu çifti evime davet ettim ve 'kızım neden başını örtüyorsun' diye sordum, o da 'inancımdan dolayı kapatıyorum' dedi. Bunun üzerine ben de bu subay hakkında olumlu rapor verdim" ifadesini kullandı. 

Bu rapordan sonra Hasan Iğsız Paşanın kendisini arayarak, "Komutanlar, 'Adnan Paşa, bu çocuğu çok iyi tanımıyor, o yüzden verdiği olumlu görüşü geri alsın' diyorlar" dediğini aktaran Tanrıverdi, bu sözlere karşılık "Ben bu çocuğu komutanlardan iyi bilirim. O yüzden çocuk hakkındaki kanaatimi değiştirmiyorum" şeklinde cevap verdiğini söyledi. 

Tanrıverdi, bir hafta sonra nitelik belgesinin geri geldiğini ve subayın başvurusunun kabul edilmediğini vurgulayarak, "Bu olaydan sonra Kara Kuvvetleri Komutanı bizi ziyaret etti. 'Makamınızdan, 4 subay ile 14 astsubay hakkında irticai faaliyetlerde bulunduklarına dair emir aldım, bunları tetkik ettim. Biri dışında diğerlerini üzerindeki şüphelerin kaldırılması gerekir' dedim. Bunun üzerine ordu komutanı yumruğunu masaya vurarak, 'Adnan Paşa, ben eşinin başı örtülü subayı harp akademisine almam' dedi. Bu konuşmadan sonra Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığına tayin edildim. Sonra görev sürem dolunca kadrosuzluktan emekli oldum" diye konuştu. 

- "Genç subay ve astsubaylar çok mağduriyetler yaşadı"

Kendi gibi yüksek rütbeli askerlerin 28 Şubat sürecinde nispeten mücadele etme imkanı olduğunu ancak genç subay ve astsubayların çok mağduriyetler yaşadığını belirten Tanrıverdi, istikbal vadeden insanların önünün kesildiğini vurguladı.

Adnan Tanrıverdi,1995'ten sonra TSK'dan yoğun bir şekilde tasfiyelerin başladığını ve 28 Şubat sürecinde bunun had safhaya ulaştığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hatta tasfiye edilenlerin kamu ya da özel sektörde iş-güç sahibi olmalarına bile engel olundu. Bir kısmına 'siz simit bile satamayacaksınız' dendi. Bu kadar kin dolu bir muameleye tabi oldular. TSK'dan çıkarılanlar kendi ailelerine bile bunu anlatamadılar. 'Askeriyeden çıkarılmanın tek sebebi yüz kızartıcı bir suçtur' anlayışından dolayı zan altında kaldılar. Çok sayıda insan mağdur oldu. Oysa 'dindar olması gereken bir meslek söyleyin' derseniz o da askerliktir. Zira hangi meslekte ölümüne kadar gitmek vardır. Eğer şehit olacağına inanmasa asker ölümüne gider mi? Askerlerin mutlaka dindar yani inançlı olması lazım. Diğer inançlardaki ülkelerde bu böyle, ordularının inançlı olması için çaba sarfediyorlar. Biz de ise tam tersi bir tavır sergileniyor. İnançlarından dolayı subayların tasfiye edilmesi hem TSK hem de memleketimiz için büyük zararlara vesile olmuştur." 

- "28 Şubat bir darbeydi bunu unutmamak lazım"

Adnan Tanrıverdi, 28 Şubat sürecinde kışlalarda namaz kılmanın yasaklandığını ve oruç tutulmasına engel olmak için iftar ile sahur yemeği verilmediğini dile getirerek, bu baskıların bin 600 subay ve astsubayın ordudan çıkarılmasıyla sonuçlandığını kaydetti.

Türkiye'yi askeri darbelere götüren en önemli nedenlerin başında siyasi istikrarsızlık ve darbeyi şirin gösteren anayasaların geldiğini aktaran Tanrıverdi, bugün anayasanın değiştirilmesinin istenmesinin arkasında bu amacın yattığını belirtti. 

Tanrıverdi, Cumhurbaşkanın halk tarafından seçilmesinin darbe sürecinin önünü kesmede önemli bir adım olduğuna dikkati çekerek, "Darbe anlayışının yok edilmesi için gayret göstermemiz lazım. TSK'nın görevi sadece dış tehditleri bertaraf etmek olmalı. Asker iç güvenlikte kullanılmamalı. Başkanlık sisteminin darbe sürecinin önünü keseceğini düşünüyorum. 28 Şubat bir darbeydi ve bunu unutmamak lazım. Bir daha 28 Şubatların yaşanmaması için sebeplerin ortadan kaldırılması gerekir. Bunun için mevzuat değiştirilmeli, ideolojik kadrolaşma memleketin maneviyatına uygun olmalı ve siyasi istikrar devam etmeli. Ayrıca mağdur olanlara hakları verilmeli ve mağduriyetleri giderilmeli" değerlendirmesinde bulundu. 

Ortam

Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

Simit Bile Satamayacaksınız Adnan Tanrıverdi - Haber24.com
Okunma 2240 defa Son Düzenlenme Cuma, 26 Şubat 2016 14:41
Adnan TANRIVERDİ

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi Kimdir?

 

08 Kasım 1944 tarihinde Konya'nın Akşehir ilçesinde doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Adnan TanrıverdiAkşehir'de bitirdi. Orta tahsilinden sonra 1962-1963 öğrenim yılında bir yıl ilkokulda vekil öğretmen olarak görev yaptı. 1963-1964 öğrenim yılında bir yıl İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Bölümünde öğrenim gördü.

1964 yılında Kara Harp Okuluna girdi. 30 Ağustos 1966 yılında; Topçu Subayı olarak pekiyi derece ile Kara Harp okulunu bitirdi. 1967 yılında Topçu ve Füze Okulu Subay Temel Kursunu ikincilikle bitirdi. Mart 1967 tarihinde Teğmenliğe nasbedildi. Aynı yıl Füsun Hanım ile evlendi.

Sırasıyla; 23ncüPiyade Tugayı 8inci Topçu Taburunda(İstanbul), 10uncu Piyade Tümeni Topçu Alayında (Tatvan), 58inci Topçu Er Eğitim Tugayı Karargah Bölüğü ve 1inci Topçu Taburunda Batarya Komutanlıkları (Burdur) görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 1970'de Üsteğmen, 30 Ağustos 1973'de Yüzbaşı rütbesine yükseltildi. Topçu Ve Füze Okulu Kurslar Alayı Yedek Subay taburunda Yedek subay Bölük Komutanlığı yaptı.

1976-1978 yıllarında Kara Harp Akademisinde öğrenim görerek 1978 yılında Kurmay Subay statüsünü kazandı. 1980 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirdi. Kurmay Sb. olarak; 2nci Piyade Tümen  Komutanlığında  (Adapazarı) İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Kurmay Başkan Vekilliği; Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği; Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı Lojistik ve Harekat Şube Müdürlükleri, Kurmay Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1980 tarihinde mümtazen terfi ettirilerek Binbaşılığa, 30 Ağustos 1984 tarihinde Yarbaylığa, 30 Ağustos 1987 tarihinde Albaylığa yükseltildi.

Akademi öncesi Özel Tekamül Kursları, Fransızca Temel Kursu ve Gayri nizami Harp Kursu gördü.

1986-1988 yıllarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sivil savunma Teşkilat Başkanlığı, 1988-1990 yıllarında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1inci ve 2nci Dairelerinde Subay Üyelik ve 1inci Daire Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

1990 yılında 8inci Kolordu Topçu Alay Komutanlığı (Malazgirt) görevine atandı. Bu görevde iken 30 Ağustos 1992 tarihinde Tuğgeneralliğe yükseltildi.

1992-1995 yılları arasında üç yıl 2inci Zırhlı Tugay Komutanlığı (Kartal), 1995-1996 yıllarında da Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 1996 yılında kadrosuzluktan emekliye sevk edildi.

Emekliye ayrıldıktan sonra, 1997:1998 yılları arasında bir yıl süre ile fahri olarak , Üsküdar FM Radyosunun Genel Koordinatörlük görevini yürüttü. 30 Mayıs 2004 tarihinde İhlâs Marmara Evleri Camii Yaptırma ve Yardım Derneği Yönetim Kurulunda yer aldı. 28 Kasım 2004:22 Kasım 2009 tarihleri arasında Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) nin Genel Başkanlığı görevini üstlenmiştir.

ASDER Onursal Başkanı olarak, Müslüman Ülke Silahlı kuvvetlerinin Organizasyon ve stratejik kullanımına Danışmanlık, son kullanıcı seviyesinden eğitici seviyesine kadar, özel konularda eğitim ve harp, silah ve araçlarının temini, bakım ve onarımı hizmetlerinde görev yapmak üzere SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketini 28 Şubat 2012 tarihinde; İslam Ülkelerinin bir irade etrafında birleşmesinin teknik esaslarını inceleme ve İslam birliği temelinin atılması için uygun koşulları oluşturma hizmetleri için "Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneğini" (ASSAM) 24 Mayıs 2013 Tarihinde; SADAT A. Ş. Bünyesinde hizmet verecek emekli askeri personelin kondisyonlarını muhafaza etme ve geliştirme hizmetlerinin yürütülmesi için "Yunus Uluslararası Doğa Sporları Derneği ve Deniz Sporları Kulübünü" (YUSDER) 19 Ocak 2013 tarihinde Kurmuştur.

Halen; ASDER Onursal başkanlığı ile ASSAM, SADAT A.Ş. ve YUSDER Yönetim Kurulu Başkanlıklarını aktif olarak yürütmektedir.

Evli ve iki çocuk babası olup Fransızca bilir.

 

من هو الجنرال المتقاعد عدنان تاريفيردي

 

هو من مواليد 08/11/1944 من محافظة قونية منطقة أكشيهير , أتم دراسته الابتدائية و الاعدادية و الثانوية في أكشيهير . بعد التعليم الثانوي عام 1962 – 1963 قام بوظيفة مدرس وكيل للمرحلة الابتدائية في سنة تدريسية . وفي عام 1963-1964 في هذه السنة دخل جامعة استنبول كلية العلوم قسم الحيوان .

في عام 1964 دخل الى المدرسة الحربية . بتاريخ 30 أغسطس عام 1966 , انهى المدرسة الحربية كضابط مدفعية و بقدير امتياز . في عام 1967 , انهى كضابط عام في مدرسة المدفعية و الصواريخ واحتل المركز الثاني . وبتاريخ 1967 آذار تخرج برتبة ملازم . و بنفس العام تزوج من السيدة نوفوس .

على التوالي : قام بالخدمة في  اللواء 23 مشاة في الكتيبة 8 مدفعية ( استنبول ) , في اللواء 10 شعبة فوج المدفعية (تطوان) , الكتيبة 58 لواء التدريب الخاص مقر الكتيبة و الكتيبة الاولى وقيادة البطاريات (بوردور) , بتاريخ 30 أغسطس عام 1970 رفع الى رتبة ملازم أول , وبتاريخ 30 أغسطس عام 1973 رفع الى رتبة نقيب . وخدم كقائد قسم الضباط الاحتياط في دورات مدرسة المدفعية و الصواريخ .

بين أعوام 1976 – 1978 قام بالتدريس في اكاديمية الحرب البرية وفي عام 1978 اكتسب مكانة ضابط اركان . في عام 1980 انهى اكاديمية القوات المسلحة بكونه ضابط أركان .

تواجد أيضا في الخدمة في الاماكن التالية : قيادة اللواء الثاني (أدابازاري) مديرية فرع الاستخبارات و قسم نائب رئيس الأركان , عضوية مدرس في اكاديمية الحرب البرية مديرية فرع الحركات و الخدمات اللوجستية,وفي دائرة الحرب الخاصة في رئاسة الاركان , وقسم  نائب رئيس الأركان .

وبتاريخ 30 أغسطس 1980 رفع الى رتبة رائد بتقدير ممتاز , وبتاريخ 30 أغسطس 1984 رفع الى رتبة مقدم , وبتاريخ 30 أغسطس 1987 رفع الى رتبة عقيد .

قبل الأكاديمية دورات تطوير خاصة , دورة أساسية باللغة الفرنسية , و أخذ ايضا دورة في الحروب الغير نظامية .

بين أعوام 1986 – 1988 قائد تشكيلات الدفاع المدني في جمهورية شمال قبرص التركية .

بين أعوام 1988 – 1990  كان بالخدمة في المحكمة العسكرية الادارة العليا في الدوائر الأولى و الثانية كعضو ضابط , وشغل نائب رئيس الدائرة الثانية .

وفي عام 1990 تم تعيينه في قيادة لواء المدفعية في الفيلق 8(ملازجيت). ورفع الى رتبة عميد عام 1992 وهو في هذا الموقع .

تواجد بالخدمة بين أعوام 1992 – 1995 ثلاث سنوات في اللواء الثاني مدرع (كارتال), في عامي 1995 – 1996 كان في قيادة دائرة الصحة للقوات البرية  , ثم بتاريخ 30 أغسطس من عام 1996 تمت احالته من العمل الى التقاعد .

بعد أن تقاعد , بين أعوام 1997:1998 ولمدة عام واحد كان بمثابة رئيس فخري و عمل كمنسق عام لراديو اسكودار . بتاريخ 30 آذار (مارس) 2004 كان له موقع في ادارة انشاء جمعية للمساعدة و بناء جامع في منطفة منازل اخلاص مرمرة.

وبين تواريخ 28 تشرين الثاني(نوفمبر)عام 2004 ,22 تشرين الثاني (نوفمبر) 2009 شغل منصب رئيس الجمعية العامة لجمعية المدافعين عن العدالة (ASDER).

وكونه رئيس فخري لـ (ASDER) : بتاريخ 28 شباط 2012 تم انشاء شركة SADAT  الاستشارية الدولية للدفاع و التجارة والتجارة و الصناعة المساهمة , وذلك لخدمات الصيانة و الاصلاح وتأمين المعدات للأسلحة و الحرب و التدريب بشكل خاص , و التدريب من مستوى المجند الى مستويات المدرب , و تنظيم القوات المسلحة للدول المسلمة و استشارات في الاستخدام الاستراتيجي. القيام بالخدمات اللازمة وخلق ظروف مواتية لارساء أسس الاتحاد بين الدول الاسلامية بارادة موحدة والقيام بالخطوات المطلوبة ودراسة المبادئ التقنية " جمعية مركز المدافعين عن العدالة للأبحاث الاستراتيجية ". بتاريخ 24 آذار (مارس) 2013 قامت SADAT A بالتشكيل في بنيتها "جمعية يونس الدولية للألعاب المائية و فرق الرياضات البحرية " في 19 يناير 2013  وذلك لاعطاء الخدمات وضمت في بنيتها العسكريين المتقاعدين للمحافظة على الحالة الممتازة و تسيير تطوير الخدمات .

والآن : يقوم بتسيير وبحالة فعالة رئاسة مجلس ادارة YUSDER و SADAT A.Ş  و ASSAM

 و الرئاسة الفخرية لـ ASDER

متزوج وأب لولدين , ويجيد الفرنسية    

Web site: www.adnantanriverdi.com
Yorum eklemek için giriş yapın
Adres: Yakuplu Mahallesi Hürriyet Bulvarı Newport Sitesi No:155 1. Blok Kat:7 Daire:55 Beylikdüzü / İstanbul / 34524 / Türkiye
Tel ve Faks: +90 212 855 19 75 eposta: info @ assam . org . tr