Haberler
ASSAM Logo

 ASSAM®

Adaleti Savunanlar

Stratejik Araştırmalar Merkezi

Derneği

Buradasınız:Haberler»Etikete göre gösterilenler mısır - ASSAM - Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği

Küresel Saldırının Hedefindeki İslam Dünyası konulu seminer ASSAM Yönetim Kurulu Başkanı E.Tuğg. Adnan TANRIVERDİ tarafından Bursa Setbaşı Kütüphanesi Üftade Toplantı Salonunda 1 Kasım 2014 Cumartesi günü saat 13:00'de verilecektir.

 

Akabinde ASSAM Mısır Çalıştayı iki Mısırlı Akademisyenin de katılımları ile gerçekleştirilecektir.

Mısır'da seçilmiş bir hükümete karşı yapılan darbeye Batı ülkelerinden hiç bir şekilde kınama veya benzeri ifade kullanılmamıştır. Hatta tamamen sessiz kalınmıştır. Ardından Suriye'de kullanılan kimyasal silah sonucu binlerce kişi -maalesef çoğunluğu çocuk- hayatını kaybetmiştir. Irak'ta kimyasal silahları bahane ederek müdahale eden ABD bu sefer Suriye'ye müdahale etme niyetini ortaya koymuş, ancak müdahalenin tamamen kimyasal silahları yok etmek amaçlı olduğunu belirtmiştir. Esed yönetiminin devrilmesi yönünde müdahale olmayacağını açıklamıştır. 

Diğer Batı ülkeleri ne yaptı? İngiltere müdahale etmeyeceğini açıkladı, Almanya kınamadan öteye ses çıkarmadı. Sadece Fransa fiili müdahale istedi. Rusya zaten Suriye'nin yanında yer alarak müdahaleye karşı olduğunu açıkladı. Peki Batı neden müdahaleye yanaşmadı? Neden Esed yönetiminin ayrılması yönünde baskı yapılmadı?

Batı'nın Suriye ve Mısır olaylarına karşı tavrını biraz farklı pencereden okuduğumuzda aklımıza hemen Batılı devletlerin İslamiyet'in yükselmesinden korktukları geliyor. Esed'in devrilmesi ile kaosa sürüklenecek olan Suriye'de kendilerine yakın olmayan Müslüman bir yönetimin gelmesinden çekindikleri için şimdilik Esed yönetimine zaman vererek desteklemektedirler.

Aynı husus Mısır içinde geçerlidir. Batı, devrik seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi yönetimindeki Mısır'ın ekonomik ve siyasal anlamda ilerlemesinden çekinmiştir. Müslüman Kardeşlerin Mısır'daki varlığı Batı için tehdit oluşturmuştur. Orta Doğu'da Suriye, Mısır ve Türkiye gibi güçlü ülkelerde siyasal İslam'ın yükselmesini engellemek için harekete geçmişlerdir. Türkiye'de ise Gezi olayları ile kaos ortamı oluşturulmak istenmiştir. Ancak demokrasisi Suriye ve Mısır'dan daha ileri olan Türkiye'de bu hesap şimdilik tutmamıştır.

T.C. Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı'nda Yüksek Lisansını tamamlayan Ali TANDOĞAN'ın Arap Baharı Sürecinde Mısır başlıklı bitirme tezi...
 
Mısır 6 bin yıllık kadim bir tarihi geçmişe sahip olması nedeniyle bünyesinde çok zengin bir demografik yapıyı barındırmaktadır. Bu nedenle de ülke siyasi yapısı sosyalizm, otoriter rejim, liberalizm ve muhafazakâr düşünceleri barındıran renkli bir mozaik sergilemektedir. Partileşme sürecine 19. yüzyılın başlarında başlamasına rağmen, Cemal Abdunnasır (1952-1970), Enver Sedat (1970-1981) ve Hüsnü Mübarek (1981-2011) dönemlerinde Batı’daki siyasal gelişmeleri halkın isteklerine cevap verecek seviyede takip edemedi. Mısır’ın İngilizler tarafından işgali sırasında örgütlenen Hizbu’l Ümme (Ümmet Partisi) o dönemlerde ulusal direnişin öncülüğünü yaptı. Sonraki dönemde kurulan Vefd (Delege) Partisi İngilizlerle resmi görüşmeleri yürüten bir kimlik kazandı ve uzun yıllar Mısır siyasi hayatında geniş kitlelerin desteğini alarak varlığını sürdürdü. Hüsnü Urabi tarafından 1922 yılında kurulan el-Hizbu’ş Şuyui’yyu’l-Mısrî (Mısır Komünist Partisi) ve Hizbu’l-Islah (Islah Partisi) Hıdivlik sonrası sosyal yapı üzerinde etkili oldu.1
Adres: Yakuplu Mahallesi Hürriyet Bulvarı No:17 Kat:1 Daire:5 Beylikdüzü / İstanbul / 34524 / Türkiye
Tel : +90 555 000 58 00 eposta: info @ assam . org . tr