Wednesday, 15 March 2023 12:31

Deprem’in Şiddeti ve Aynı Gün İki Büyük Deprem! Olağan Dışı Neler Olabilir!

Rate this item
(1 Vote)

Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASSAM) Gençler Komisyonu Bşk. ve Başkan Yardımcısı Zehra Akyağ, 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli ve 10 ilde 13,5 milyon insanını etkileyen depremin merkez üssü Kahramanmaraş ve Gaziantep Nurdağ bölgelerine yaptığı yardım ve destek ziyaretleri sonrası dikkat çeken tespitlerde bulundu.

Akyağ, gezdiği bölgelerde gördüğü manzaralar karşısında BÜYÜK AFET sözcüğünü kurmak yetersiz kalır ifadelerini kullandı. Beraberindeki bölge insanlarıyla zaman zaman canlı yayınlar da yapan Akyağ, felaketin manzarasını ve insanların ihtiyaçlarını kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşırken üzüntü ve şaşkınlığını da gizleyemedi.

Bölge halkı, Devletin tüm kurumları ile birlikte yabancı ve özel arama kurtarma ekiplerinin canhıraş şekilde uykusuz çalışmalarına, Türkiye ve yabancı ülkelerden gelen yardımlara, insanların seferberlik ruhu ile kendilerine yardım etmek için adeta yarış halinde olmalarına müteşekkirler.

Gaziantep Nurdağ izlenimlerini paylaşan Akyağ, “Nurdağ tamamen yıkılmış, görüştüğümüz bir aileden en az beş yüz kişi vefat etmiş, sağlam bina kalmamış. Ayaktaki binaların tamamı da hasarlı ve onların da yıkılması gerekiyor.  Devlet burada ama tüm Dünya’nın kurtarma ekibi burada olsa yine de enkazı kısa zamanda kaldırmak mümkün görünmüyor.” İfadelerini kullandı.

Daha sonra Kahramanmaraş’a geçen Akyağ, “Burada halen artçı depremler devam ediyor, binalar dağın yamacında ve kayalık zeminlerde olmasına rağmen şehir merkezi yıkılmış, ayakta olan binalardan kurtulanlar olmuştur ve Devlet tüm unsurlarıyla burada olsa da enkaz o kadar büyük ki enkazı kaldırma çalışmaları burada da zaman alabilir, her yer yardımlarla dolu ve artık yardım gelmesi diyorlar” dedi.

Akyağ, Gaziantep merkezde çok büyük hasar görülmediğini ancak insanların geneli deprem korkusu ile sağlam evlerine bile girmeden geceleri sokakta yattığını, İlim Yayma Vakfı, AFAD ve diğer yardım kuruluşlarının Gaziantep halkının ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını, İlim Yayma Vakfı'nca 50 bin kişiye çeşitli hayat malzemeleri dağıtıldığını, her gün sabah öğlen akşam olmak üzere üç bin kişiye de yemek vermekte olduklarını aktardı.

ASSAM yetkilileri Elbistan’ın merkezine, köy ve kasabalarına içinde gıda maddesi, battaniye, bere, eldiven ve ısınmada kullanılacak tüplü sobaların olduğu yardım kolilerini götürdüler. Yetkililer tarif edemeyecekleri büyüklükte bir afete ve geride bıraktıkları acı dramlara şahit olmanın ağır yükünü üzerlerinde hissettiklerini ifade ettiler.

Bölgedeki Tüm Görevliler ve Gönüllüler Canhıraş Çalışıyorlar

Bölgede emniyet hâkim durumda, asayiş üst seviyede, AFAD’ın, Jandarma’nın, Belediyelerin, yabancı arama-kurtarma ekiplerinin çalışmaları tam bir koordinasyon bütünlüğü içerisinde sorunsuz ve aralıksız ilerliyor.

Bölgede, 249.000 personel, 12.235 araç, 334 mobil mutfak, 227,762 çadır, 48,271 konteyner, 2.607,390 battaniye, 76 Uçak, 170 helikopter, 206.605 psikososyal destek ekibi, 86 ikram aracı, 33 mobil fırın yer almaktadır.  Kızılay bölgede günlük 400 bin kişiye yemek dağıtıyor. Ayrıca günlük 500 çadır üretip AFAD’a gönderiyor.

Rakamlardan da anlaşılacağı gibi darbeye teşebbüs iddialarıyla 2010 yılında yürürlükten kaldırılan EMASYA protokolünden sonra yerine ihdas edilen emniyet-asayiş, arama-kurtarma faaliyetlerinin daha etkin yürütüldüğü, kadroların uzmanlaştığı ve daha ehil oldukları gözlemlenmektedir.

Deprem sonrası geleneksek ve sosyal medya mecralarında sık sık yer alan bazı şahsiyetler protokolün iptal gerekçelerini bildikleri halde EMASYA’yı tekrar gündeme getirmeleri iyi niyetten yoksundur.  

Kaldı ki Türk Silahlı Kuvvetleri 26 bin 211 personeliyle sahada, deprem dışında da birlik ve karargâhlarla 24 saat görevini sürdürmektedir. 54 tabur ve 29 doğal afet arama-kurtarma timi sahada görev yapmaktadır. TSK tarafından şu ana kadar 841 sorti icra edilmiş olup, 63 uçak görev yapmaktadır.

Hali hazırda zaten sahada önemli görevler üstlenmiş TSK’yi yıpratanları kınıyoruz. EMASYA’nın 1999 depreminde etkin kullanılmadığını çok iyi bilen insanların dahi bu konuyu açmalarını, yürürlükte olmayan bir yasanın planlı dezenformasyonuyla suç işliyor   olmalarını ve çok yakın tarihleri dahil hatırlamamakta ısrarcı olmalarını şaşkınlıkla karşılıyoruz.

İnsanlar Üzüntülerini Yaşarken Felaketin Oluş Şeklini de Sorguluyorlar

Bazı sosyal medya platformlarında yayınlanıp gündeme geldiği gibi bölge insanlarının da depremin oluş biçimleri hakkında dışarıdan müdahale olup olmadığı gibi konularda kuşkuları ve şüpheleri var.  Bölge insanlarının ve tüm vatandaşlarımızın ilgili, yetkili, uzman kurum ve kuruluşların kollektif çalıştaylarıyla detaylı aydınlatılması faydalı olur.

Aynı Gün 7,7 ve 7,6 Şiddetinde İki Deprem Olağan Değilse Nedir?

Aynı gün birbirinden bağımsız iki büyük depremin yaşanması, bunun uzmanlar tarafından da bu büyüklükte ve art arda beklenmemesi, deprem ile birlikte bölgedeki gece sıcaklığının hızlıca mevsim normallerinin ve sıfırın altına düşmesi, hatta bazı bölgelerde -10 derecelerde  seyretmesi toplumun bazı kesimlerince  dış müdahaleli teknolojilerle üretilmiş yapay  deprem algısını hakim kılmış.  

Depremler kuşkusuz Takdir-i İlahi’dir.  Depremin HAARP teknolojileri gibi mekanik unsurlar ile üretildiği toplumun kahir ekseriyeti tarafından konuşuluyorsa da toplumdaki bilgi eksikliğinin bilim ve mantık çemberinde ve uzmanlarının marifetiyle giderilmesine ihtiyaç vardır.

İyonosfer Enerji Transferleri, Güçlü Elektromanyetik Enerjilerle Fay Hattı Harekete Geçirilebilir Mi?

Televizyon, radyo ve sosyal medya mecralarında dinlediğimiz uzman veya uzman olmayan bazıları HAARP teknolojisi ile manyetik alanlarda değişiklik yaparak, yer altındaki titreşim frekanslarının değiştirilerek mekanik depremlerin oluşabileceğini konuşmaktadır. Toplumca da yabancı olduğumuz bu konuların kamu otoritelerince, uzmanlarca araştırılması ve topluma aktarılmasıyla bilgi ve kavram eksikliklerinin giderilmesinde fayda var.

Bu konuların efsane gibi toplumda dolaşmasının önüne geçmenin tek yolu bilgiyi doğru yerde araştırmak ve sorgulamak.  Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın liderliğinde teknoloji mühendislerinden, deprem uzmanlarından, yer bilimcilerden, jeoloji mühendislerinden, TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü ve Zaman – Frekans ve Dalgaboyu Laboratuvarları yetkililerinden, radyo frekans uzmanlarından oluşan ekiplerce bir çalıştay  sürecine girilmesi,  süreç sonunda da gerektiği kadarıyla kamuoyunun  bilgilendirmesi önerimizdir.

Yüklü gelen elektromanyetik frekansları engelleyen veya etkisini azaltan sistemler Devletimizin elinde var mı bilemiyorum ama yoksa da son yıllarda yüksek teknolojide ülkemizin gösterdiği başarılara bakarak bu teknoloji üzerinde de çalışacak mühendislerimizin olduğunu tahmin edebiliyorum.

Sondajlarla Deprem Tetiklenir Mi?

Güney Kaliforniya’daki Salton Denizi Jeotermal Enerji Santrali’nin bulunduğu bölgede jeotermal kaynaklardan enerji elde etme süreçleri ile sismik faaliyetler arasında kuvvetli bir ilişki olduğu belirlenmiş.

Jeotermal enerji santrallerinde genellikle rezervuarı beslemek amacıyla yeraltından çekilen buharın ya da sıcak suyun yerine tekrar su gönderilir. Sondajın kendisi depreme neden olmasa da sondaj sırasında uygulanan bu işlem fay hatlarında çeşitli dengesizliklere sebep olabildiği gözlemlenmiş.

Bilim insanları depreme neden olabilecek insan faaliyetlerini de tamamen göz ardı etmiyor. Her konunun detaylıca izlenmesi ve incelenmesi gerekir.

Şayet bu varsayımlar doğru ise jeotermal kaynaklarının olduğu bölgelerdeki fay hatlarının bu yaklaşımla da gözlemlenmesi gerekebilir. Bu bilgi kaynağının bizlere yanlış aktarıldığını düşünsek bile yine de üzerinde araştırma yapmaya değer. Veya benzer yaklaşımlar üzerine çalışmalar yapılabilir.

Yüksek Riskli Fay Hatlarına Sondajla Kontrollü Müdahale Yapılabilir Mi?

Yukarıdaki bilgilerin doğru olduğunu varsayarsak bu da mümkün olabilir ve uzmanlarca üzerinde çalışılabilir. Can kaybını önlemek için bir plana bağlı olarak ve bölgedeki evler boşaltılarak bu yöntem kullanılabilir. Bu sizlere uç gelebilir belki ama düşmanın bize geleceği tüm yol ve yöntemler üzerinde çalışmak gerekiyor. Her ihtimalin senaryosunu yazmazsak başkasının oyununu izleriz.

HAARP ve sondaj yöntemleriyle bir deprem mümkün olabilirse de İstanbul ve civar illere dikkat çekmek isteriz.

Sağlam Kalan TOKİ ve Şehir Hastanelerinde Kullanılan Teknoloji Neydi?

Deprem felaketinin yaşandığı bölgedeki 134 bin Toki binası radye temel sayesinde hasar almadan ayakta duruyor.

Yine Adana Şehir Hastanesi, Kahramanmaraş’taki Necip Fazıl Şehir Hastanesi, Elâzığ’daki Fethi Sekin Şehir Hastanesi zemin kattaki takılan sismik izolatörler sayesinde hasar almadan ayakta kaldı. Depremin sarsıntısını temelde emen bu sistemi de yeni yapı yönetmenliklerine eklemek gerekmektedir. Bu izolatörlerin kullanıldığı binaların 9 şiddetinde depreme dayanabildiği ifade edilmektedir.

1999 depreminden sonra 2007 ve 2018’de iki kez değişikliğe gidilen deprem yönetmenliğinde son yaşadığımız Kahramanmaraş depreminden sonra üçüncü kez değişikliğe gidileceği açıklandı. Yeni yönetmelik ile yapılaşmada ve imarda kalıcı çözüm olmasını, yapılarda radye sistem veya sismik izolatörler gibi hasar azaltıcı eklemelerin de yer almasını diliyorum.

 

Zehra Akyağ

ASSAM Bşk. Yrd.

Read 74 times Last modified on Thursday, 16 March 2023 12:20