Monday, 20 April 2020 00:00

Biraz da EGE!

Written by
Rate this item
(0 votes)

Dünya’nın Korona virüsle mücadeleye hapsolduğu şu günlerde dikkatimizi birazda farklı bir alana çevirelim istedim. Dünya’da 70’i aşkın çatışma alanı mevcut. Bunların yarısı İslam Dünyası’nda. Fakat hiç birisi Suriye savaşları kadar yakıcı ve yıkıcı değil. Sınırlarımızın hemen dibinde ve güneyimizde olması hasebiyle ister istemez bütün dikkatimizi birinci derece bu yöne tevcih ettik.

Saturday, 18 April 2020 00:00

Dualar Gavurun Bir Arabasını Bile Deviremedi

Written by
Rate this item
(0 votes)

İslam toprakları zaman zaman düşman ayakları altında ezilmişlerdir. Ancak her ne kadar düşman işgaline muhatap olunmuş olsa da şerefli bir duruş ve mücadele gösterilmiştir. Fakat son yüzyılda durum oldukça farklı bir hale bürünmüştür.

Rate this item
(0 votes)

Covid-19 gündeme bomba gibi düşmüşken, dünya Covid-19 ile mücadeleye kenetlenmişken nereden çıktı bu Bernard Lewis’in dediğinizi duyar gibiyim. Belki de haklısınız. Ancak şu bir gerçek ki hayat devam ediyor ve Covid-19’un geleceğimizi esir almasına asla müsaade etmememiz gerekiyor.

Rate this item
(0 votes)

ASSAM Genel Başkan Yardımcısı emekli Albay Ersan Ergür, Türkiye'nin İdlib mutabakatıyla birlikte oyun kurucu olduğunu gösterdiğini belirterek bunda yerli savunma sistemlerinin büyük etkisinin olduğuna dikkat çekti.

Tuesday, 03 March 2020 00:00

Mankurt musunuz? Ne İşiniz Var Suriye’de?

Written by
Rate this item
(0 votes)

Yurtta Sulh Cihanda Sulh aldatmacasıyla sınırlarına hapsedilen Türkiye’den hep bahsederiz. Komşularını düşman kabul eden ve sınırları içerisinde savunma hatlarını planlayan Türkiye’den bahsederiz. Hatta işin en komik olanı Baraj ve nehirleri taşırarak doğal engel oluşturma planlarını göz ardı etmeyelim.

Friday, 14 February 2020 00:00

Bedir Asla Geri Gelmez Bedrin Aslanları Da!

Written by
Rate this item
(0 votes)

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan 2003’te geldiği iktidardan beri ülke içinde toplumla barışık yaşamamızı sağlayacak politikalar üretmeye gayret etti.

Önceki iktidarlarda olduğu gibi toplumu kutuplaştıran, öteleyen bir anlayıştan alabildiğince uzak durdu.

Çevresine bu yönde pozitif enerji vermekten geri durmadı.

Okuduğu bir şiirden dolayı kendisine layık görülen muameleden ötürü küskün olmadı.

Muhtar bile olamayacak diyenleri hedefe koymadı.

Wednesday, 12 February 2020 00:00

Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır

Written by
Rate this item
(0 votes)

Suriye’de önce 8 şimdi de 5 askerimiz şehit oldu. Elbette bunun hesabı kahraman ordumuz tarafından kesilip cevabı verilecektir. Bunun için acele edip zayıf bir operasyon ile karşılık verilmemelidir. Çünkü askerimize yapılan saldırının büyük bir bedeli olduğu bu kalleş saldırıları yapanlara belletilmelidir.

Sunday, 09 February 2020 00:00

Kara Vicdanlar, Hafter ve Black Shield

Written by
Rate this item
(0 votes)

Her derde deva Paralı Askerler

90’ların başında batı dünyası Irak’a paralı askerlerini Özel Askeri Şirket kılıfı ile getirmişti. Afrika başta olmak üzere Ortadoğu’da sömürü düzeninin bekası için batılı devletler ortaçağdan beri Lejyonerleri kullanmaktadır.

İç karışıklıklarla 3’e bölünen Irak’ın istikrarını kazanmasını engellemekle görevli paralı asker grupları insan kaynağı sıkıntısı yaşamaya başlayınca El-Kaide icad edilerek Müslüman ülke halklarından ideolojik tabanlı yeni ve çok ucuz paralı asker kaynağı elde ettiler. Suriye’nin de karışması sonrası El-Kaide ideolojisi yetersiz kalınca yeni kaynak oluşturmak amacıyla DAEŞ icad edilerek sahaya sürüldü. Günümüzde Türkiye’nin etkin mücadelesi ile El Kaide ve DAEŞ bölgede bitirilmiştir. Afrika’da ise Boko Haram vb örgütler faaliyet göstermeye devam etmektedir. Terörü finanse eden batı ve onun güdümündeki bazı Körfez ülkeleri Türk Silahlı Kuvvetlerinin karşısında dayanmaya güç yetiremeyen ve tabutta ülkelerine geri dönen hatta bazen geri bile dönmeyen paralı asker ihtiyacını karşılamada sıkıntı yaşayınca yeni bir organizasyonla Rusya’dan paralı asker devşirerek Suriye’de kullanmak zorunda kaldı.

Bugün Türkiye Suriye’den sonra Libya’da terörü sona erdirmek üzere Libya Hükümetinin talebi ile askerlerini Libya’ya göndermesiyle batı yeni bir kaosun içine düştü.

Tuesday, 04 February 2020 00:00

Önce Türk Adaletine Sonra İlahi Adalete

Written by
Rate this item
(0 votes)

28 Şubat Postmodern Darbesi

CIA-NATO çetesi 90’lı yılların başında Ilımlı İslam Projesi kapsamında Türkiye’de Laik – Seküler kesimi kamusal alanda “İslam’ı çağrıştıracak tüm sembollerin yasaklanması ve kamu görevlerinde Müslümanların görev almasına son verilmesi”nin zamanının geldiğine ikna etti.[i]

Böylelikle bir taşla iki kuş vurulacaktı;

  1. Vatansever Müslüman halk devlet yönetiminden hem siyaset hem de bürokrasi alanında tecrit edilecekti. Refah partisinin kapatılması… İrtica suçlaması ile fakat yargılamadan memuriyetten çıkarmalar ile 2000’lerin başına kadar çok ciddi kıyımlara imza atıldı.
  2. CIA’in 70’lerden beri hazırladığı FETÖ’ye; silahlı kuvvetler, polis teşkilatı, MİT, yargı, milli eğitim başta olmak üzere tüm alanlarda (başta kamusal alandan atılan Müslüman kesimin yerine olmak üzere) kadrolara yerleşme imkânı doğacaktı. Laik – Seküler kesimle işbirliği yapan FETÖ irtica yaftası yapıştırarak atılanlardan boşalan kadrolara maharetle kendi elemanlarını yerleştirdi.

Kısaca 28 Şubat olarak anılan postmodern darbe mütedeyyin kesimde ciddi travmalara sebep olurken, Laik – Seküler kesimin zafer sarhoşluğundan acı ile uyanması da çok uzun sürmedi. Balyoz ve Ergenekon gibi davalarla FETÖ tarafından TSK’dan tahliye edilmeye başlandılar. Yani elleri ile büyüttükleri yılan onları da sokmaya başlamıştı.

Dine ve dindarlara her daim düşman olan Laik – Seküler camia Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşlarının büyük çoğunluğunu oluşturan mütedeyyin kesimin kendilerine düşmanlık beslemediğini hiç bir zaman idrak edemedi.


[i] http://fetogercekleri.com/ust-akil/

Tuesday, 04 February 2020 00:00

İdlib Operasyonu Başlamak Üzere

Written by
Rate this item
(0 votes)

Türkiye ile Rusya arasında 17 Eylül 2018’de bir anlaşma yapılmış ve Suriye’nin Muhaliflerin elinde kalan son bölgesi İdlib ’de “Silahtan Arındırılmış Bölge” sınırları çizilmişti.

Astana Görüşmeleri kapsamında yapılan bu anlaşmada Türk askerinin İdlib’de 12 gözlem noktası kurması planlanmıştı. Nitekim Türkiye, Rusya ve İran arasında düzenlenen Tahran Zirvesi sonrasında askerlerimiz bu noktalara yerleştirilmişti.

İdlib’de oluşturulacak silahsız bölgede İran, rejim güçleri ve Şii milislerinin yer almaması kararlaştırılmış bölge güvenliğinden Türk ve Rus askeri polisi sorumlu tutulacağı kabul edilmişti. Fakat bu anlaşmaya ne Rusya ne İran ne de rejim kuvvetleri uymadılar.