Salı, 10 Kasım 2020 09:03

Bir Büyük Amiralin Hikâyesi

Yazan
Öğeyi Oyla
(4 oy)

Siz onu tanımazsınız. Türk Deniz Kuvvetleri ise hiç bilmez. Zira Türk ve İslam dünyası ile ilgilenecek bir subayı yoktur. Özellikle 28 Şubat 1997 sürecinde bu konuda bilgili bütün askerleri teker teker ordudan atarak büyük bir temizlik yapılmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu ve denizcilik tarihi ile ilgilenen resmi kuruluşlarda da adını duyamazsınız. Çünkü Hazreti Muhammed Aleyhissalatü Vesselam’ın neslinden gelen seyyidlerle ilgilenmezler. Onlar sadece uydurma kahramanları cilalamakla meşguldürler. 

Dünya üzerinde de bu büyük amirali bilen onun akıllara durgunluk veren büyük seferlerini anlayabilen çok az sayıda insan vardır. İşte bu yazı sayesinde kendisi hakkında birkaç kelime öğrenmiş olacaksınız.

Büyük Amiral Zheng He, Türk ve Arapların yetiştirdiği dünyanın en büyük denizcilerinden bir tanesidir. Asıl ismi Muhammed Hasan Şemsettin’dir. Dedeleri Buhara’dan gelmiştir. Araplar kendisini Mahmut Hasan Şems olarak tanırlar. Uzakdoğu ve Çin’de Ma He ve San Bao olarak bilinir.

Çin’in en önemli Ming Hanedanı İmparator Yonglo, kendisine devlet yönetimindeki başarısından dolayı “Zheng” unvanını vermiştir. Bu nedenle Çin tarihi kayıtlarında ve Uzakdoğu ülkelerinde “Amiral Zheng He” olarak tanınmaktadır.

Dünyada birçok insan adını ilk defa 2008 Pekin Yaz Olimpiyatları sayesinde duymuştur. Çin Devleti yapmış olduğu yedi büyük deniz seferi ve dünya barışına yaptığı katkılarından dolayı bu büyük amirali dile getirmiştir. İşte bu sayede Zheng He’yi tanımış oldum ve hakkında yapılan çalışmaları derleyerek bir kitap hazırlamaya çalıştım.

Yakında Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık eserleri arasında çıkacak bu kitaptan daha geniş bilgileri öğrenebilirsiniz. Bu nedenle şimdilik kısa bir özetini anlatmaya çalışayım.

Keşifler Çağının Öncüsü olarak bilinen Amiral Zheng He’nin hayat hikâyesi emsalsizdir. Çok güzel senaryolara konu olacak kadar zengin ve maceralı bir geçmişi vardır. Çin dilinde “Cıng Hı” diye telaffuz edilen bu Müslüman Amiral, bir yüzyıl sonra meydana gelecek keşifler çağının en önemli denizcilerinden bir tanesidir.

Zheng He, seyahatlerine 1405 yılında başlayarak Kristof Kolomb’dan 87 yıl, Vasco da Gama’dan 92 yıl, Ferdinand Magellan’dan ise tam 114 yıl önce keşiflerine başlamıştı. Öyle ki 1405 ile 1433 yılları arasında gerçekleştirdiği 7 seferde diğer kâşiflere göre filo ve gemici sayısı bakımından da büyük fark atmıştı.

Batılılar pusulanın ne olduğunu bilmezken Zheng He, astronomik metotları ile okyanus ötesi seferler yapıyordu. Üstelik çok büyük deniz filosuna ustaca kumanda edecek yönteler geliştirmişti.

Zheng He, 317 gemi ve 28 bin kişilik mürettebatı ile sefere çıkarken; Kolomb toplam 90 kişilik 3 gemiyle, Gama 160 kişilik 4 gemiyle ve Magellan 265 kişilik 5 gemiyle sefere çıkmıştı. 7 Seferde toplam 160 bin millik uzun seyahatlerini denizcilikteki üstün yetenekleri sayesinde başarı ile tamamlamıştı. Osmanlı Devleti, bu tarihlerde 1402’deki Timur yenilgisi nedeniyle Fetret dönemini yaşıyordu.  

Zheng He’nin Hint ve Batı Pasifik Okyanuslarındaki seyahatleri Çin ile Güney Asya ile Doğu Afrika kıyılarına kadar ulaşmıştı. Bu seferler ile bölge ülkeleri arasında ekonomik ve kültürel ilişkiler gelişmişti. Fakat en önemlisi Endonezya Adalarının İslam ile tanışmasına neden olmuştu.

Zheng He, Cava başta olmak üzere Güney Doğu Asya adalarında İslam’ın yayılması için çok gayret eden bir amiraldi. Bölgeyi korsanlardan temizlemekle kalmamış ardında yüzlerce cami ve okul bırakmıştı.

1411 yılında Andro, Cirebon, Tuban, Gresik, Ruoban ve Jakarta’da camiler yapılırken bölge insanları akın akın İslamiyete koşuyordu. Yardımcıları olan Ma Huan ve Fei Xin ile birlikte bu camileri ziyaret edip namaz kılıyordu. Cava, Eski Liman ve Batı Kalimantan bölgelerinde İslam’ı Çince anlatıyordu.

Malakka’da Jayavarman’ı Kral olarak atamış gümüş damga, taç ve pelerin vermişti. Bu sayede Malay halkı Müslüman olmuş Malakka hem bir ticaret hem de İslam’ın merkezi olmuştu.

Bugün dünyanın en büyük Müslüman topluluğu Endonezya’da yaşıyor. Bu nedenle Zheng He’nin İslam’ın yayılmasındaki gayreti emsalsizdir.

1371 de Çin’deki Ming hanedanlığı döneminde Müslüman bir ailede doğmuştu. Doğduğu yer; bugünkü Yunnan eyaletindeki Baoshan kentindeki Hedai isimli bir kasabaydı.  1211 ile 1279 Yılları arasında yaşamış Seyyid Eclel Şems el Din Ömer’in altıncı kuşaktan torunudur. Peygamber Efendimizin (asm) 31. Kuşaktan evladıdır.

Zeng He’nin dedesi ve babası Mekke’yi ziyaret ederek (Çince Tianfang) hacı olmuştu. Kendisi de hacca gitmiştir. Zira çocukluğu boyunca ailesinin hac yolculuklarını ilgiyle takip etmiş ve içinde İslam’ı yayma aşkı doğmuştu. Arapçayı öğrenerek İslami bilimlerde de kendisini yetiştirmişti.

1382 Yılında Zheng He henüz 12 yaşında iken Moğol Yuan Hanedanlığı, Ming Hanedanlığı orduları tarafından işgal edilmişti. Yunnan da babasını kaybeden Zheng He esir olarak Nankin’e götürülmüş ve burada Prens Zhu Di’nin hizmetine girmişti. Dördüncü çocuk olmasına rağmen Zheng He’nin de yardımı ile Prens Zhu Di, 1402 yılında Çin’deki Ming hanedanlığının üçüncü imparatoru olmuştu. İmparator olunca ismini Yonglo olarak değiştiren Kral, Zheng He’yi üstün başarılarından dolayı donanmanın başına getirmişti.

Çin bugün “panda diplomasisi” diyeceğimiz bir siyasetle o dönemde çevre ülkeler üzerinde ağırlığını koymaya çalışmaktaydı. Çin porselenleri ve ipeği dünyanın en değerli eşyaları içerisinde yer alıyordu. Deniz İpek Yolunun Amiral Zheng He tarafından yeniden canlandırılması ile birlikte Çin’in bakır paraları dünyanın en geçerli akçesi olmuştu.

Zheng He’nin ticaret filosunu korumakla görevli savaş gemileri devasa boyuttaydı ve ortaya çıktığında düşman ülkeleri hemen caydırıyordu. Yakın bir zamanda Çin Devlet Başkanı Şi Cin Ping'in Almanya ziyaretinde Başbakan ile pandaları ziyaret etmesi; aslında Zheng He’nin  yüzyıllar önce uyguladığı panda diplomasisinden başka bir şey değildir.

Çin, diplomasi geleneğinin bir parçası olarak ilişkilerinin gergin olduğu ya da dostluğun pekiştirilmek istendiği ülkelere birer çift panda göndererek bu yöntemi devam ettirmektedir.

Sevimli pandalar, devlet ilişkilerini de yumuşatabilme ve ülke imajını güçlendirme gücüne de sahiptir. Çin'in bu ilginç metodu 1957 yılında Sovyetler Birliği'ne hediye edilen Ping Ping isimli ayı ile başlamıştır. Şu anda Çin'in; Amerika'da 12, Japonya'da 8, Singapur'da 4, Malezya ve İspanya'da 3, İngiltere, Fransa, Almanya, Belçika, Avusturya, Kanada, Avustralya, Hollanda ve Tayland'da ise 2'şer panda olmak üzere tüm dünyada toplam 48 diplomat pandası vardır.

İşte Çinli bir Müslüman olan Amiral Zheng He, hangi zorluklarla karşılaşırsa karşılaşsın İslâm’ı yaymak için neler ortaya koyabileceğini ispatlayan tarihteki ender şahsiyetlerden birisidir. Çalışkanlığı ve azmiyle kazandığı dünyevî rütbeleri İslâm’a hizmete sarf etmesi takdire şayandır. Onun hayat hikâyesini araştırmak Üniversitelerde adına enstitüler kurmak bizlerin boynuna birer borçtur. Bakın Zheng He hakkında neler söylenmiş:

Hollandalı J.J.L. Duyvendak, henüz 15. Yüzyıldaki bu seyahatlerden övgü ile söz ederken İngiliz tarihçi Joseph Needham Çin tarihinin en önemli kişisi olarak Zeng He’yi ileri sürmektedir. Japon Terada Takanobu ise o asırdaki seyahatlerin insanoğlunun başardığı işlerin en büyüğü olduğunu iddia etmektedir. Keşifler çağında elde edilen başarıların Zeng He’nin bir yüzyıl öncesinde yaptıkları ile mukayese edildiğinde “sönük kalmakta” olduğunu söylemektedir.

Bu konuda ne yazık ki ülkemizde yapılmış doğru dürüst ciddi bir araştırma yoktur. Askeri okullar, denizcilik fakültelerimiz hatta denizcilik üniversitemiz olduğu halde “Zheng He” gibi bir amiralden bahsedilmez. Müslüman olduğundan ve İslam’ı yaymak için gayretli olduğundan mıdır nedir, medyamızda da bu konuda iki satırlık bir çalışma göremezsiniz.

Uygur ve Çin Müslümanlarının menfaatlerini koruyan politikaları geliştirmek zorundayız. Panda diplomasisini geliştirmeye çalışan Çin’den olumlu karşılık almak mümkündür. Buna mukabil ABD’nin ticaret savaşları nedeni ile kışkırtıcı politikalarına alet olmak hiç de akıllıca bir iş değildir.

Bugün kültürel ve sosyal politikalar ile Çin’deki Müslümanların huzur ve refahı için uğraşmaya çalışmamız gerekiyor. Deniz İpek Yolu gibi Demir İpek Yolu’da bu konuda çok önemli bir fırsat olup ülkemiz içinde çok önemli bir projedir, vesselam…    

Son Düzenlenme Cuma, 19 Mart 2021 15:18
Yorum eklemek için giriş yapın