1. Haberler
  2. ASSAM Kurulları
  3. Stratejik Araştırma Kurulları
  4. İslam Ülkeleri
  5. Orta Doğu
  6. Ortadoğu’da Savaş mı Var Yoksa Büyük Bir Stratejik Oyun mu?

Ortadoğu’da Savaş mı Var Yoksa Büyük Bir Stratejik Oyun mu?

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir soru sorarak başlayabilir miyim?

Ortadoğu’da gerçekten bir savaş mı yaşanıyor, yoksa biz sadece savaş gibi görünen bir gerilimin içinde daha büyük bir hesaplaşmanın küçük sahnelerini mi izliyoruz?

Bu coğrafya neden yüz yıldır dinmeyen bir fırtınanın ortasında duruyor? Neden bir ateş sönmeden diğeri tutuşuyor? Neden her barış ihtimali ortaya çıktığında yeni bir kriz baş gösteriyor? Bu gerçekten kader mi, yoksa güç dengelerinin kaçınılmaz sonucu mu?

Bir bölge aynı anda hem dünyanın enerji merkezlerinden biri olup hem de sürekli çatışma üretiyorsa, bu durum tesadüf sayılabilir mi? Enerji yolları, ticaret hatları ve askeri geçiş noktaları aynı coğrafyada birleştiğinde, o coğrafyanın sakin kalması gerçekten mümkün müdür?

Peki bu savaşın tarafları gerçekten kim? Gerçekten sadece devletler mi? Yoksa devletlerin arkasında duran güvenlik bürokrasileri, strateji merkezleri ve görünmeyen karar ağları mı?

Diplomatik açıklamalar sahadaki gerçek niyetleri ne kadar anlatır? Bir devletin söylediği ile planladığı her zaman aynı mıdır? Bir ülkenin attığı askeri adım gerçekten sadece askeri bir karar mıdır? Yoksa o adımın arkasında ekonomik hesaplar, enerji dengeleri ve küresel ittifaklar mı bulunur?

Başka sorularda sorayım mı?

Savaş gerçekten cephede mi başlar? Yoksa önce karar vericilerin zihinlerinde mi? Bir savaş ilan edilmeden önce kaç masa kurulur? Kaç rapor yazılır? Kaç senaryo değerlendirilir? Ve bütün bu süreçler gerçekten sadece güvenlik gerekçesiyle mi yürür? Yoksa jeopolitik çıkarların matematiği mi devreye girer?

Şunu da düşünmek gerekmez mi?

Silah üreten şirketler savaşın tamamen dışında olabilir mi? Bir çatışma başladığında savunma sanayii piyasalarının hareketlenmesi bize ne anlatır? Bir füzenin ateşlenmesi sadece askeri bir hamle midir? Yoksa aynı zamanda devasa bir endüstrinin döngüsünün devamı mıdır? Bir savaşın kazananı gerçekten cephede mi belirlenir? Yoksa bilanço tablolarında mı?Başka sorulara geçeyim mi?

Enerji piyasaları neden savaş haberleriyle birlikte dalgalanır? Petrol fiyatları neden bir kriz anında yükselir? Bir boru hattının yönü değiştiğinde neden dünya dengesi değişir? Enerji güvenliği gerçekten sadece ekonomik bir mesele midir? Yoksa aynı zamanda jeopolitik bir güç aracı mıdır?

Şimdi teknoloji cephesine bakalım mı?

Modern savaş sadece tanklarla mı yürür? Yoksa veri akışlarıyla mı? Bir siber saldırı bir füze kadar etkili olabilir mi? Bir algoritma milyonlarca insanın düşüncesini aynı anda etkileyebiliyorsa bu durum stratejik bir güç sayılmaz mı?Bilgiyi kontrol edenler geleceği de kontrol edebilir mi? Peki medya gerçekten sadece haber mi üretir? Yoksa savaşın hikâyesini mi yazar? Bir görüntü milyonlarca insanın algısını değiştirebiliyorsa, savaşın sonucu gerçekten sadece cephede mi belirlenir? Bir savaşın kazananı bazen anlatıyı kuran taraf olabilir mi? Algı gerçekten modern çağın görünmez cephesi midir?

Bir de şu tarafını düşünmeye ne dersiniz?

Gizli servisler bu tablonun neresinde durur? Bazı operasyonlar neden hiçbir zaman resmi olarak kabul edilmez? Bazı krizler neden aniden ortaya çıkar? Bazıları neden bir anda sona erer?Görünmeyen operasyonlar uluslararası siyasetin sessiz dili olabilir mi?

Daha başka sorularım da var.

Uluslararası finans ağları bu krizlerden tamamen bağımsız mıdır? Bir ülkenin para sistemi sarsıldığında askeri bir saldırıya gerek kalmadan o ülke zayıflamaz mı? Ekonomik yaptırımlar modern çağın görünmeyen kuşatması olabilir mi? Bir ülke bazen savaşmadan da yenilebilir mi?

Şimdi biraz daha teolojik ve fikri düşünelim mi?

İdeolojiler ve dini söylemler savaşların neresinde durur? Bir inanç sistemi milyonlarca insanı harekete geçirebiliyorsa bu durum sadece teolojik bir mesele midir? Yoksa siyasi bir mobilizasyon aracı mı? Bir söylem bazen bir ordudan daha etkili olabilir mi?

Ve şimdi bütün bu soruları bir araya getirip kendime şu soruları sormam gerekmez mi?

Ortadoğu’da gördüğüm şey gerçekten bir savaş mı? Yoksa devletlerin, şirketlerin, enerji ağlarının, teknolojik güçlerin, finans sistemlerinin, teolojik ve ideolojik hareketlerin aynı anda etkilediği devasa bir güç mücadelesinin sadece görünen yüzü mü? Gerçek cephe gerçekten füzelerin düştüğü yer midir? Yoksa kararların verildiği odalar mı? Gerçek mücadele sahada mı yaşanıyor? Yoksa görünmeyen güç dengeleri arasında mı?

Yoksa biz amcalarının köleleri ile yeğenlerinin savaşının sadece görünen kısmını mı izliyoruz?

Dahası sizce bu “büyük oyunun” sonunda, kazananın “bilanço tabloları” gibi göründüğü bir dünyada, insan faktörü ve coğrafyanın ruhu tamamen bir veri setine mi dönüştü, yoksa hala öngörülemeyen bir ‘insani sapma’ payı var mı? Bütün bu devasa çarkların arasında medeniyet ve merhamet, günün sonunda muzaffer olabilecek mi?

GÜRKAN KARAÇAM

Stratejik Analiz
Küresel Politika
Ortadoğu Jeopolitiği
Güç ve Strateji
Uluslararası İlişkiler

Giriş Yap

Assam ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!