ABD’nin Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı Türk kamuoyunda ciddi bir tepki uyandırdı. Bu tepkinin büyüklüğünde Türkiye Cumhuriyeti’nin sorunu İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM gündemine taşımasının oynadığı rol etkin oldu. İİT ve BM’de alınan kararlar ABD’ye şamar etkisi yaptı.
Oluşan tepki bir süre sonra dinecek, alevlenen gündem sönecek ve bu arada ABD inşasına hazırlandığı büyükelçiliği yapmaya başladığında tekrar mı gündemimize girecek! Böyle böyle yükselip alçalarak dalgalanan tepkilerimiz karşısında İsrail işgal ettiği Kudüs’e başkentini taşıyacaktır. Niçin Filistin işgaline çözüm için uzun vadeli bir strateji planımız yok.
Tel Aviv Ben Gurion havaalanında bulunan bir duvar reklamında Siyonizm’in 120nci yılını kutlayan İsrail; “Siyonizm bir sonsuz fikirdir” sloganını atıyor.[i] İsrail ve Hıristiyan batı dünyası 120 yıldır bu toprakları almak için strateji oluşturuyor ve basamak basamak planlar uyguluyor. İslam dünyasının cennet mekân Abdülhamit Han’dan sonra Filistin’le ilgili bir stratejisi oldu mu?
Fotoğraf 1 Mustafa Uçtu / 31.12.2017
Bizlerin gidip Kudüs’ü ziyaret etmek, arada bir birkaç yüz lira para göndermek, seminer, panel, gösteri yürüyüşü düzenlemekten fazlasını yapması gerekmiyor mu?
Bildirildiği üzere Mekke ve Medine’den sonra üçüncü harem-i şerif Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’dır. Dolayısıyla ziyareti ibadet hükmünde olup Hz. Meymune’den rivayet edilen hadisi şerifte ziyaret teşvik edilmekte ve imkân bulamayanlar içinse Beyt-i Makdis’in ihtiyaçlarının karşılanmasının ziyaret etmek ve namaz kılmak hükmünde olacağı vurgulanmaktadır.
Peygamberimiz (s.a.s)’in eşi Hz. Meymune validemiz bir gün, “Ya Rasûlallah! Bize Beyt-i Makdis hakkında bilgi verir misin?” der. Allah Rasûlü şöyle buyurur: “Orası mahşer ve menşer, yani yeniden diriliş yeridir. Oraya gidin ve içinde namaz kılın. Çünkü orada kılınan bir namaz başka yerdeki bin namaza bedeldir.” Hz. Meymune: “Peki oraya girmeye gücümüz yetmezse ne yapalım ya Rasûlallah” dediğinde Rahmet Elçisi şu cevabı verir: “Kandillerini yakmak için zeytinyağı, yakıt hediye gönderin. Kim bunu yaparsa oraya gitmiş ve namaz kılmış gibi olur.’’[ii]
Peygamber efendimizin bu teşviki Filistin’i desteklemek için bireysel olarak uygulanabilecek bir konudur. Peki günümüzde alınabilecek, alınması zorunlu kurumsal stratejik tedbirler nelerdir!
Fotoğraf 2 İsrail Hapishanesi / Mustafa Uçtu / 30.12.2017
Kudüs’te bir nebze daha hafif olmakla birlikte Filistin geneli özellikle Gazze Şeridi açık hapishane olmaktan kapalı hapishane olmaya ilerlemektedir. Doğu Kudüs’ün etrafı devasa duvarlarla çevrilerek devasa bir hapishane oluşturuldu. Kudüslü olmayan Filistinlilerin Doğu Kudüs’e girişlerine engel olunuyor. Önceleri 30 yaş altı giremez şeklinde olan sınır artık 65 yaş altı giremeze dönüşmüş durumda. Yeni nesillerin Kudüs ile irtibatı kesiliyor. Orta yaşlara ulaşmış ama Kudüs’ü hiç görememiş pek çok Filistinli var.
İşgale ve en ağır şekilde ambargoya tabi tutulan Filistin’in her karış toprağı kontrol noktaları, karakollar ve gözetleme kuleleri ile çepeçevre kuşatılmışken çözüm arayışına geçmek zararın neresinden dönülse kârdır şeklinde olacaktır.
Filistin’in kurtuluşu için idari, ekonomik, dış işleri, savunma, savunma sanayi, iç güvenlik ve adalet konularında İslam Ülkeleri birlik beraberlik içinde kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirmelidir. ASSAM kurullarının önerdiği strateji planından bazı önemli başlıkları şöyle sıralayabiliriz;
Filistin Devleti’nin Ayakları Üzerinde Durması Sağlanmalı
Bugün 137 ülke Filistin’i devlet olarak tanıyor.[i] Filistin İsrail işgali ve ablukası altında olduğundan devlet yapılandırmasını gerçekleştirmekte gerekli mesafeyi kat edebilmiş değil. İslam ülkeleri oluşturacakları bir fon marifetiyle Filistin devletinin tüm masraflarını karşılamaya başlamalıdır.
Filistin Uluslararası Havaalanları ile Dış Dünyaya Açılmalıdır
Kudüs ve Gazze Şeridine İslam ülkeleri uluslararası bir havaalanı inşa etmeli, Filistin hava sahası İslam ülkelerinin hava kuvvetleri tarafından güvenlik altına alınmalı, bu havaalanlarına uluslararası uçuşlar başlatılmalıdır.
İşgal Devletinin Karşısına Anlayacağı Gücü Koymalıyız
Acilen alınması gereken bir tedbir olarak İsrail’in askeri gücünü dengeleyecek bir askeri güç oluşturulmalıdır. Bu askeri gücün Filistin’in içinde oluşturulması gelinen bu aşamada mümkün görünmemektedir. Bu durumda bu askeri güç İslam ülkeleri tarafından oluşturularak Filistin’in dışında konuşlandırılmalı ve gerektiği durumlarda kullanıma sokulmalıdır.[ii] Detaylar için > https://www.adnantanriverdi.com/index.php/filistin-in-de-ordusu-olmali.html
İslam Ülkeleri Konfederasyonu Kurulmalıdır
Müslüman Milletlerin refahı, kurdukları devletlerin güvenlik ve bekası, dünyada barışın tesisi ve idamesi, adaletin hâkimiyeti ve İslâm Dünyasının süper güç olarak tarih sahnesine yeniden çıkabilmesi için İSLÂM ÜLKELERİNİN bir irade altında toplanması gerekmektedir ve bunun için de acilen daimi faaliyet gösterecek “İSLÂM ÜLKELERİ PARLAMENTOSU” kurulmalıdır. Parlamentonun oluşturulmasında ilk adım İslam ülkelerinin her birinin kendi parlamentolarında İslam Birliği Bakanlığı ihdas etmek olmalıdır.[iii]
[i] http://www.wzo.org.il/pdf/Round-Tabels%202016%20%20VaadBookEng.pdf
[ii] İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât, 196; Ebû Dâvûd, Salât, 14.
[i] http://www.mepanews.com/haberler/10722-hangi-uelkeler-filistin-i-taniyor.html
[ii] https://www.adnantanriverdi.com/index.php/filistin-in-de-ordusu-olmali.html
[iii] https://www.assamcongress.com/tr/kongre/assam-kongre-2017/kongre-17-deklarasyonu.html

