News

News (213)

ASSAM'dan haberlere ve ASSAM ile ilgili haber niteliği taşıyan bilgilere buradan ulaşabilirsiniz...

Monday, 06 December 2021 13:05

ASSAM’dan İHH’ya Taziye Ziyareti

Written by

Geçtiğimiz hafta ümmete adanmış 4 genç kardeşimizi Rahman’a uğurlamış bulunuyoruz. Her biri ayrı değer taşıyan Muratcan Kaya, Yusuf Taha Göktaş, Tarık Kesekçi ve Kağan Tığlı kardeşlerimizin şehadet haberi üzerine ASSAM Başkan Yardımcımız Ersan Ergür İHH Genel Merkeze bir ziyaret gerçekleştirmiş ve taziyelerini iletmiştir. Ziyarette İHH başkan yardımcısı Hüseyin Oruç Bey ile kazanın oluşu hakkında istişare etmişlerdir. Ziyaret esnasında Deniz Feneri Derneği yönetim kurulu, Başkan Av.Mehmet Cengiz bey ile taziyeye gelmiş olup, topluca görüşme imkânı oluşmuştur.
Bu vesile ile ümmete adanmış bu ömürlerin şehadetlerinden dolayı ailelerine, İHH camiasına ve Baykar Makine’ye ve ümmetimize baş sağlığı dileriz.

Monday, 29 November 2021 15:54

Komutan ve Liderlik Nasıl Olmalıdır?

Written by

Bazı asker ve komutanların milletin gönlünde taht kurması sebepsiz değildir. Komuta ettiği askerlerinin canlarını kendi canı kadar değerli görüp askerin başında ön saflarda savaşan çok sayıda komutan vardır. Bu insanların başında ise Hazreti Muhammed (asm) gelmektedir.

Bu konuyu biraz açmakta yarar vardır. Zira kendisine bağlı bütün askerlerin öldüğü ve tek başına kurtulmuş komutanlara da rastlayabiliyoruz.

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Kur’an’dan sonra en büyük mucizesi, kendi zatıdır. Yani onda toplanmış yüksek ahlak ve fazilettir ki her bir haslette en yüksek tabakada olduğuna, dost ve düşman ittifak etmişlerdir. Hatta şecaat ve cengaverlikte bir kahraman olan Hazreti Ali, sık sık onun bu halini örnek vererek şöyle demiştir:

“Harbin dehşetlendiği vakit, biz Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın arkasına iltica edip sığınıyorduk” (Ahmed bin Hanbel, Müsned 1,86)

İslam’ın en cengaver kavmi olan Türk milletinde de benzeri şekilde komutan ve liderlere sık sık rastlanmıştır. Tarihimizden ibretli iki örnek sunarak bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı ve Türk tarihini etkileyen en önemli olaylardan biri İngiliz istihbaratının desteklediği Mahmut Şevket Paşa suikastıdır. Bu suikastın hedefi ittihatçıları rehber adamlardan yoksun kılmak devletin acemilerin eline geçmesini sağlamaktı. Bu suikast ile Osmanlı Ordusu tecrübeli bir komutanını kaybetmiştir. 1913‘te yapılan Mahmut Şevket Paşa suikastında İngiltere Sefaretin başrolü açıkça ortaya çıkınca entrikacı istihbaratçılar “istenmeyen adam” ilan edilerek ülkeden uzaklaştırıldı. Ancak İngiltere bu suikastla Osmanlı Devletini boşluğa sürükleyerek geminin dümen kullanmasını bilmeyen adamların ele geçirmesini sağladı.

HARİTA: 5 Wilson’un 1918 yılında çizdiği haritada, İzmir’in Yunanistan’a verileceğine dair bir işaret yoktur. Kürdistan bu günkü Türkiye sınırları dışında gösterilmiştir. Bu haritada Limni ve Meis adası bizde görülüyor. Yeşil ile işaretlenmiş yerlerde küçük Hıristiyan veya küçük devletleri kurmayı öngörüyorlar.

Wednesday, 24 November 2021 15:16

Büyük Arabistan Projesi-V-

Written by

Batının daha doğrusu dünya çapında Mason teşkilatlarıyla desteklenen ve İngiliz istihbaratının yönlendirdiği bütün büyüme projeleri yıkım ile dağılma ile sonuçlanmıştır. Öyle bir dağılma ki; moleküllerine kadar dağılma…

İngiliz istihbaratının adamları size bağımsız olacaksınız, büyüyeceksiniz diyorsa, bilin ki paramparça olacaksınız, birbirinizi yiyeceksiniz asla iflah olmayacaksınız. 

İngiliz istihbaratı bir taraftan o toplumun büyük emelini temsil eden ana ideolojiyi desteklerken, onun karşısına kendi ana hedefini esas alan ideolojileri de destekler. Mesela Panislamizmi desteklerken, Muhammed Abduh, Cemalettin Afgani, gibi şahıslar üzerinden dinde modernizmi teşvik ediyor aynı zamanda bu zatların ağzından Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verileceğini de telaffuz ettiriyorlardı. Aynı şahısları Hindistan’da İngiliz otoritesine zarar verir diye Hindistan’a sokmuyor. İşin ilginç tarafı Panislamizm fikrinin Osmanlı aydınları içinden çıkmamış olmasıdır. Bu kavram, İttihadı-ı İslam mevhumu adıyla Pan-İslam olarak İngilizceye tercümesi ilk defa 19 Ocak 1882 tarihli The Times’da yayınlanan bir makalede yer almıştır. Bu ifadenin Fransızca tercümesi de M.G. Charmes adlı bir şahıs tarafından, Des Deux Mondes’de 1881 yılı sonlarında kullanılmış ve Fransız yazar mezkûr makalede bu hareketi 1870 yılına kadar götürmüştür[1]. (5) Yani Müslümanların birleşmesi projesi batı merkezlidir. Müslümanlara cazip gelecek isim ve misyon. Günümüzde İŞİD- DEAŞ (Irak-Şam İslam Devleti) teşkilatlarında olduğu gibi sözde Müslümanları birleştiriyor, sözde halifelik kuruyor, sözde İslam devleti kuruyor.(!)

Önceki iki makalede, batı düşüncesinin doğuya karşı nasıl işlediğini uzun uzadiye anlattık. Anglosakson düşüncesi ile Latin düşüncesinin farklı olduğunu ancak her ikisinin bakış açısının da kibir ile kendilerini üstün görmek mantığı ile süslü olduğunu belirttik. Anglosakson ekolünün ABD kanadı biraz daha kaba, paldır küldür, İngiliz ekolünün ise daha ince olduğunu belirtmeliyiz. Bu ekolün Latin ekolüne göre ikinci bir ayrı özelliği de şudur: Anglosakson ekol Hegelist mantığa göre düşünür, harekât planını düalist mantık sarmalına göre yapar. Yani “zıddını-hasmını-“ kendi yaratır.

Anglosakson yani Amerikan ekolünün kabalığına bir örnek vermek gerekirse daha geçtiğimiz günlerde ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bir açıklama yaptı dedi ki; Batı Şeria, "İsrail halkının haklı vatanıdır." İsrail’in eski Adalet Bakanı ve Yeni Sağ Partisi lideri Ayelet Şaked ‘Yahudi halkının kadim vatanlarında yaşamaya yasal ve ahlaki hakları vardır.’ Demişti. Bu iki demeç arasında ne fark var? Kabalık, dik kafalılık ve anlayışsızlık bakımından hiçbir düşünce tarzı Amerikan düşünce tarzı ile yarışamaz. (Tam bir öküz denebilir.)

Anglosakson-İngiliz istihbarat ekolünde (intelligence)  entilicans akıl demek, zekâ demek. Peki, akıl ne demek: duyum, algı, hafıza, temsil, düşünme, hayal gücü, problem çözme yeteneği olarak ifade edilen insan tasavvuru, insanın düşünme kabiliyeti olarak ifade edilebilir.

Monday, 15 November 2021 10:35

İstihbaratın Anlamı ve Batı Düşüncesi (1)

Written by

Bu makale ile eşsiz bir yazı dizisi başlıyor. Küresel İstihbaratları ve hareket alanlarını anlatan şimdiye kadar böyle bir yazı yazılmadı. İşte serinin ilk yazısı "İstihbaratın Anlamı ve Batı Düşüncesi" siz değerli okuyucularımızla... iyi okumalar. 

On November 3, 2021, we met with the representatives of Non-Governmental Organizations, which strive to bring the voice of Yemeni people who is facing armed conflicts, diseases and hunger, to the international agenda. In the program hosted by the Hazar Education Culture and Solidarity Association in cooperation with the Aid Fellowship Platform, our Vice Chairman Ersan Ergür made a speech on behalf of ASSAM within the scope of our activities in Yemen.

Şafak Sarı on behalf of the Aid Fellowship Platform, Funda Ozan Akyol on behalf of the Istanbul Association of Women and Women's Organizations / İKADDER, and Adil Yarangümeli on behalf of the Non-Governmental Organizations of the Islamic World made opening speeches.

Yasir Feten on behalf of the Red Crescent shared information about the services for Yemen, expressing that the political conjuncture in Yemen also affected the humanitarian aid efforts. In addition, UNIW, Volunteers and IHH representatives shared their experiences and suggestions on the planning of inclusive and sustainable humanitarian aid services.

Yemen MEER Women’s Organizations Coordination Board Member Budour Ceylan and President of the Imputation Association to Empower Students in Turkey Dr. Esmaa Al-Qurashi demanded that Yemen's cry be heard and gave information about food, education and construction projects in the field of humanitarian aid.