Rabbimiz hem Celal hem de İkram sahibidir.
Celal sıfatı, azamet sahibi ve yüce olmasına işaret eder. Tecellisi bazen dert, sıkıntı, imtihandır. Sabır gerektirir. Sabır ise; olgunlaştırır. İhya ve inşa eder. Kısa zamanda büyük mesafeler kat edilmesine imkan sağlar.
Ve'l İkram ise; cömertliğini merhametini, asalet ve şerefini temsil eder. Sabreden kullarına sabırları nispetinde gelir.
Kıymetli dostlarım, işim icabı, 3 Şubat 2023 gecesi Kayseri'den Gaziantep'e gitmiştim. 5 Şubat gecesi arabam yükleme rampasına çekildi (kullandığım araba MERCEDES AXOR 2529 kamyon), Kahramanmaraş'ın malzemeleri yüklendi. 6 Şubat saat 04.17'de meydana gelen 7,7'lik ilk deprem esnasında, ben arabada uyuyordum; şiddetli sarsıntı üzerine uyandım. İlk anda, arabaya çok ağır malzemelerin yüklenmekte olduğunu ve ondan dolayı çok sarsıldığını zannettim, aşağıya indim, baktım ki bina içinde benden başka kimse yok. Bir müddet sonra şef geldi, deprem olduğunu söyledi.
(Bulunduğumuz yer, Büyükpınar / Sam mezrası mevkii 1. OSB, Gaziantep şehir merkezine 15 Km kadar mesafede.)
The years 1715, 1815, 1911-1915 were years for the Ottoman Empire, and the years 2011-2015 for the entire Islamic World, when very influential events occurred, the world order was reshaped and the world was almost formatted. In these periods, while the “sick west” always won, we constantly lost and regressed. It is too early to say anything about the 2011-2015 period. Because the war is still going on and it is not yet clear who will win. Our nation will decide in 2023 where this war will evolve for Türkiye. Are we aware of it?
The anchoring of the American Warship USS Nitze in Istanbul and later in the Izmit Bay of Kocaeli has some deep meanings. This incident needs to be analyzed together with an article by the anti-Turkish American Henri Barkey, published by the US Council on Foreign Relations, in which Washington sets out the options for “military intervention” in the upcoming Turkish elections Foreign Affairs. Henri Barkey, who was mentioned in the July 15 coup attempt and the Gezi Park uprising, listed Turkey's policies that disturbed the West in the article, and also suggested candidates to the 6-table table.[1] In addition, he used arrogant expressions in his article stating that the President of Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan, should be threatened.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 04 Şubat günü yaptığı açıklamada, Aşırı sağcı siyasetçi Rasmus Paludan'ın Kur'an-ı Kerim yakma eylemlerinin ardından, bazı ülkelerin[1] konsolosluk kapatma hamlesinin ülkemiz için yapılan bir Uluslararası operasyon olduğunu ifade ederek, "Türkiye'ye karşı yeni bir psikolojik harp yürütülmektedir" dedi. TBMM Başkanı Sn. Mustafa Şentop da bazı ülkelerin Türkiye için yaptığı güvenlik uyarılarına yönelik "Türkiye'yi yıpratma, itibarsızlaştırma yönünde bir hamle olduğunu açık bir şekilde görüyoruz" demişti.
We wish mercy of Allah on our people who passed away due to the earthquake in Kahramanmaraş, and our condolences to those who survived; we extend our best wishes to all people affected by the earthquake.
The new understanding that emerged with the appointment of Kılıçdaroğlu to the administration in May 2010 brought the party to an Americanist and globalist basis like never before. The purpose of the tape conspiracy targeting Baykal was to bring about a change in the party, that is, to bring the Party hand in hand with the globalists.
The founding philosophy of our Republic is on the provision of ‘Our Independence and Future’.
With Kemalism, ‘secularism’ was made a fundamental element and everything was sacrificed for its sake.
Son günlerde, İsveç başta olmak üzere, bazı kuzey Avrupa ülkelerinin vatandaşları tarafından Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim ve Türkiye Cumhurbaşkanı hedef alınarak tahrip - tahkir ve küfürler, hakaretler edildiği medyaya yansıyor. Duyarlı samimi her bir Müslümanın bu durumdan büyük bir acı ve üzüntü duymaması mümkün değildir. Allah’ın laneti, münkirlerin üzerlerine olsun!
Çoğunlukla İsveç ve Almanya’da yerleşen bölücü örgüt militanlarından ve sempatizanlarından İsveç’tekiler; her fırsatta ülkemize bayrağımıza ve devletimize, Cumhurbaşkanımıza çirkin saldırılarda bulunmaktadırlar. İsveç hükümetleri ülkede yerleşik bölücü terör örgüt mensuplarını Türk yargısına teslim etmekten kaçınmakta, milli ve manevi değerlerini çiğnemesine göz yummakta ve hatta teşvik etmektedir.
There is a word that has been heard frequently in the Turkish media in recent years: “Paramilitary”
According to the Free Encyclopedia Wikipedia; the term “paramilitary” is of Greek origin and is derived from the words “para” which means “external” and “military” which is the equivalent of the words “soldier”. In other words, a quasi-military power is expressed as a kind of military structure, function and organization, but supported by the state, consisting of irregular volunteers. According to Wiktionary; Claiming to be of Latin origin, it is derived from the words “para” meaning “nearby” and “military” meaning “soldier”. In other words, the word Paramilitary is defined as a civilian semi-military force group that assists the military forces. It is a quote from the French word “paramilitaire (auxiliary soldier)”.
Here I do not intend to bore the reader with the etymological origin of the word and its meanings. Well, what is the meaning and ascribed meaning of this word, which is frequently used by some opposition politicians? What is meant by this word?
Altılı masanın içtiği andın adıdır ‘Misak-ı Müstemleke’…
Goebbels Kemal, 2-5 Kasım 2022 tarihleri arasında önce ABD sonra İngiltere’ye gitti. ABD’de, daha çok Türkler’le, İngiltere’de ise Londra bankerleri ile görüştü. Ziyaretinin sebebi; olurda iktidara gelirse lazım olacak parayı bulmaktı.
Birçok şirketle görüşüldü.
“Kashmir is a political issue and needs to be resolved through tripartite negotiations between India, Pakistan, and the leadership of All Parties Hurriyat Conference. The denial of right of self-determination that was promised to the people of Jammu & Kashmir by the United Nations Security Council can bring both India and Pakistan to the brink of nuclear catastrophe,” Mr. Ghulam Muhammad Safi said at a seminar organized by Istanbul-based NGO, Yeni Dunya Vakfi (The New World Foundation) on the subject of Kashmir. Speakers included: Mr. Ghulam Muhammad Safi, Leader of All Parties Hurriyat Conference; Mr. Abdul Rashid Turabi, Parliamentarian, Azad Kashmir; Dr. Ghulam N. Mir, President World Kashmir Awareness Forum and Dr. Ghulam Nabi Fai, Chairman, World Forum for Peace & Justice.